Yıldız Demir Çelik: Hedefimiz Türkiye demir çelik sektörünün ilk üçü arasında yer almak

Cuma, 04 Ekim 2019 12:21:29 (GMT+3)   |   İstanbul
       

Yıldız Demir Çelik Satış ve Pazarlama Direktörü Emrah Kendüzler ile dergimizin odak konu bölümü için boyalı ve galvanizli sektörünün bugünü ve yarınını konuştuk.

Standart ürün gamınız ve hedef sektörleriniz nelerdir?

Yıldız Demir Çelik olarak Türkiye’nin ileri teknolojiye sahip ve yüksek katma değerli yassı çeliğini üretiyoruz. Yıllık 400 bin ton kapasiteli sürekli galvanizleme hattımız ile beyaz eşyadan inşaata kadar birçok farklı sektörün ihtiyacını karşılayacak bir ürün porftöyüne sahibiz. Tesisimizde sıcak haddelenmiş girdi malzeme, müşteri ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda çeşitli üretim proseslerinden geçtikten sonra, asitli sıcak, soğuk haddelenmiş / tavlanmış, galvaniz kaplı veya boyalı nihai ürünlere çevriliyor.

Bununla birlikte 300 bin ton temizleme, 300 bin ton tavlama, 450 bin ton temper ve 150 bin ton yıllık boyama hattı kapasitesine sahip olan Yıldız Demir Çelik olarak, beyaz eşya ve otomotiv sektörünün ihtiyacı olan ürünleri üretmeyi hedefliyoruz. Fabrika bünyesindeki çelik servis merkezinde ise müşterilerin talepleri doğrultusunda dilme, boy kesme ve trapez işlemleri yapıyoruz.

Hizmet verdiğiniz sektörlerde mevcut talebi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yılın ilk yarısında pazardan gelen tepkilere baktığımızda hem yurt içi hem de yurt dışındaki müşterilerimizden yoğun ilgi gördüğümüzü söylemek mümkün. Bu durumu Yıldız Demir Çelik’in sektörde çok önemli bir açığı kapatacağının göstergesi olarak değerlendiriyoruz. Müşterilerimizden aldığımız geri dönüşler de bu beklentimizi destekliyor.  Zorlu yerel ve global ekonomi şartlarına rağmen ithalat, ihracat, pazarlama ve satış anlamında çalışmalarımızı sürdürdük ve hedeflerimize ulaşmak için yolumuza hız kesmeden devam ediyoruz. Hedefimiz Türkiye demir çelik sektörünün ilk üç oyuncusu arasında yer almak. Global bir oyuncu olmak ve sektörde fark yaratmak için katma değerli ürün çeşitliliğimizi artıracağız.

Sizce Türkiye’de galvanizli sektörünün öncelikli olan ve çözülmesi gereken sorunları neler?

Ülkemizde son dönemde katma değerli ürünlere yönelik yeni yatırımların arttığını gözlemliyoruz. Özellikle galvanizli ürün grubunda son 10 yılda artarak yapılan yatırımlar ile pazar ihtiyaçlarının yerli üreticilerden karşılanma oranı artmakta, aynı zamanda ürün grubu bazında ihracatta da artış yaşanıyor. Tüm bu pozitif gelişmelerin yanı sıra sektörde çok sayıda alternatif üretici arasında rekabet yaşanırken, pazarın tüm ihtiyacı yerli üreticiler tarafından karşılanamıyor. Bu durum da ithalat rakamlarının değişmemesine neden oluyor. Bu noktada sektörün en genç ve en dinamik oyuncusu olarak Türkiye’nin demir çelik ihtiyacını karşılamak için gerekli motivasyona ve kaynağa sahip olduğumuzu söyleyebilirim.  Bu hedefimize önümüzdeki süreçte ulaşacağımıza inanıyorum.

Son zamanlarda dünya genelinde artan korumacılığı düşündüğünüzde galvanizli ve boyalı sac için dış piyasalarda rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?

Galvaniz ve boyalı sac ihracatında Avrupa Birliği’nin uygulamakta olduğu kota sistemine takılıyoruz. Özellikle boyalı sacda Türkiye’ye ülke kotasının ayrılmış olması hem Avrupa’ya yapılan ihracatta rekabeti artırmakta hem de kotanın erken dolması nedeniyle bu pazarın kısa sürede kapanmasına neden olmakta. Galvanizli ürünler için de benzer bir durum söz konusu. AB’nin kota sisteminde yaptığı yeni düzenlemeyle yıllık artışın %5 yerine %3’e çekilmesi ve diğer ülkeler kotasında yer alan herhangi bir ülkenin yapabileceği ihracatın ilgili çeyreklik dönem için belirlenen kota miktarının maksimum %30’u ile sınırlandırılması zaten kısıtlı olan kota miktarında herhangi bir rahatlamanın mümkün olmayacağını gösteriyor. Kısaca, global piyasalarda giderek artan korumacılığı göz önünde bulundurduğumuzda, katma değerli ürün üretemiyorsak giderek daralan pazarda daha sert rekabete girmek ve pastadan daha küçük payla yetinmek durumunda kalacağız.

2019’un ilk yarısı nasıl geçti, yılın devamı için beklentileriniz neler?

Hedeflerimiz her yıl yenilenmekle birlikte buna paralel olarak da değişim gösteriyor. Demir çelik sektörü dünya ekonomisinin genel gidişatından doğrudan etkilenen bir sektör. Talep ve fiyatlarda ani düşüşler, ani yükselişler yaşanabiliyor. Alanında uzman ekibimiz ve yaptığımız pazar araştırmalarımız sayesinde kötü senaryolar yaşanmadan ileriye dönük önlemlerimizi alıyoruz.

Şirket olarak bu yıl üretim kapasitemizin yüzde 40’ını ihracata yönlendirmeyi planladık. Hedef pazarlar olarak da Avrupa ülkeleri, Kanada, Orta Doğu ve Afrika pazarlarını belirledik. Özellikle beyaz eşya, sandviç panel, genel imalat sanayi ve varil üretimi yapan şirketlere olan satışlarımızı artıracağız.


Son Tarihli İlgili Haberler

ArcelorMittal’in Ilva’dan çıkmak için 1 milyar € ödeyeceği konuşuluyor

JSW’nin kasım ayı üretimi düştü, yüksek fırın yeniden faaliyette

Kasım ayında CISA üyesi çelik üreticilerinin üretimi arttı, stokları düştü

USMCA anlaşması çelik ve alüminyum menşei kuralları nedeniyle askıda

Doğu Kıyısı’nda rıhtımda teslim HMS I/II 80:20 hurda fiyatları