Michael Setterdahl: 2019 yılında daha istikrarlı ve tahmin edilebilir bir piyasa bekliyoruz

Pazartesi, 10 Aralık 2018 11:55:52 (GMT+3)   |   İstanbul
       

Liberty Steel USA’in CEO’su Michael Setterdahl ile yeniden üretime başlayan Georgetown tesisini ve ABD piyasasına dair beklentilerini konuştuk.

Okuyucularımıza Liberty’nin ABD piyasasına attığı ilk adım olan Georgetown tesisini satın alma sürecinden bahsedebilir misiniz?

Aslında bu bizim ikinci adımımız, önce Tampa’da orta ölçekli bir hurda tesisi satın almıştık. Aslında Georgetown tesisiyle birkaç yıldır ilgileniyorduk ama 2017’nin sonunda tamamladığımız kapsamlı bir değerlendirme sürecinden sonra bir fark yaratacağımız kanısına vardık. ABD piyasasına girdiğimiz için oldukça heyecanlıyız. Liberty, ABD ile çok az ticarette bulundu, o yüzden gerçekten de ABD piyasasında yeni olduğumuz söylenebilir.

Ürün gamınız ve güncel kapasiteniz nedir? Kapasite artırmaya yönelik planlarınız var mı?

Geri dönüştürülmüş hurda ve diğer metallerden elde ettiğimiz hammadde ile üretim yapan bir çelik üreticisiyiz. Yılda yaklaşık 500.000 mt kapasiteyle 5,5 mm ile 15 mm ebatları arasında filmaşin üretimi yapıyoruz.

Başarılı şirketlerin daima “planları” vardır, eğer pazar mevcutsa biz de büyürüz. Birkaç ay içinde devreye almayı düşündüğümüz ikinci bir elektrik ark ocağımız ve ikinci bir pota ocağımız var. Odak noktamız ise yüksek kaliteli ürünler üretip müşterilerimiz ile güven üzerine bir ilişki kurmak. Ancak bu sayede, bazı durumlarda iç piyasadan daha fazla bel bağlanan ithalatı ikame edebiliriz.

Son kullanıcı piyasalarda talebi nasıl görüyorsunuz?

Talep iyi durumda, çoğu müşterimiz tam kapasite çalışıyor. Müşterilerimize rakip olan çelik ürün ithalatındaki artış bizi endişelendiriyor. Kota ve vergiler öncesinde uzun ürünlerde stok birikimi vardı ama şimdi bu sorun kendi kendine çözülmüş oldu. 2019 yılında daha istikrarlı ve tahmin edilebilir bir piyasa görmeyi bekliyoruz. 2018 fazla heyecanlı geçti.

Faaliyete başladıktan sonra ilk aylarda Georgetown tesisinin performansı nasıldı?

Yepyeni bir tesis gibi faaliyet gösteriyoruz. Sipariş almadan önce ürün kalitemizden emin olmak amacıyla ilk etapta stok için üretim yaptık. Tesis 3 yıldır atıl durumdaydı, aynı zamanda yeni çalışanları eğitmekle de meşguldük. Şu an eski çalışanlar, başka şirketlerden aramıza katılan çalışanlar ve çelik sektöründe yeni olan çalışanlarımızdan oluşan 150 kişilik bir ekibimiz var. Eylül ayındaki kasırga ve sel baskınları nedeniyle 20 gün üretimi durdurmak zorunda kalsak da hala hedefe göre ilerlediğimizi düşünüyoruz.

Türkiye’den gelen ithalatın kesilmesiyle birlikte ABD iç piyasasında yeterli talep oluşursa Georgetown tesisinde inşaat demiri de üretmeyi düşünür müsünüz?

Nervürlü filmaşin üretimi yapıyoruz, ama bu üretimimizin en fazla %10’una denk geliyor. Türkiye’den gelen ithalat kesilmesine rağmen ABD’de inşaat demiri fiyatları halen cazip seviyelerde değil. İnşaat demiri talebi iyi ama filmaşin talebi daha iyi. Nervürlü inşaat demiri üretme planlarımız yok, zaten 2019 ve 2020 yıllarında iç piyasada yeni inşaat demiri kapasiteleri açılacak.

ABD’ye ithal ürün girişini engelleyen 232. Madde vergilerini düşündüğünüzde satışlarınızın ve fiyatlarınızın olumlu yönde etkilenmesini bekliyor musunuz?

Tek beklentimiz her şeyin çözüme kavuşması ve tüm bunlar sona erince ABD çelik sektörünün öncekinde de güçlü hale gelmesi.

Yükselen korumacılıkla birlikte başta uzun çelik alanında olmak üzere geleneksel ticaret akışlarındaki başlıca değişiklikler nelerdir? Önümüzdeki dönem ne gibi değişiklikler bekliyorsunuz?

Bunu tahmin etmek güç. Önce yeni NAFTA anlaşmasının nasıl işleyeceğini görmemiz lazım. Artık ticaret bölgeselleşti ama bir farkla; Türkiye menşeli uzun ürünler dünyanın her yerine gidiyor gibi görünüyor ki gidebilmeli de zaten. Önümüzdeki yıllarda Georgetown tesisinden ABD’ye yakın ülkelere ihracat yapılabileceğini umuyorum, ne de olsa denizin dibindeyiz.

Sizce 232. Madde vergileri ABD yerel hurda tüketimini nasıl etkiledi? Önümüzdeki dönem için hurda fiyatlarına ilişkin beklentiniz nedir?

Tüketim arttı ama pik demir, HBI, DRI ve hurda ithalatı da arttı. Neyin neye etki ettiğini bilebilmek karmaşık bir tahmin. Hammadde ithalatının iç piyasa hurda fiyatlarını dizginleyeceğine inanıyorum, neyin ihracat limanlarına gidip neyin ABD iç piyasasında kalacağı Türkiye’deki ithal hurda fiyatlarına göre belli oluyor. Genel anlamda, ABD’de iyi kaliteli hurda arzında sıkıntı yaşanırken, düşük kalite hurdada ise arz fazlası var. Bu ikisinin dağılımının iyileştirilmesi lazım.

Okuyucularımıza söylemek istedikleriniz neler?

En büyük merak konusu, vergiler sonucunda, tüketimin, stok tutma isteğinin, ithalatın ve fiyatların nasıl bir seyir izleyeceği. Galiba bunları öğrenmek için SteelOrbis’i takip etmeye devam etmemiz gerekecek.

 


Etiketler:
filmaşin , uzun ürünler , ABD , Kuzey Amerika , görüş , çelik üretimi , Liberty Steel | benzer haberler »