Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), 2026 yılının ilk dokuz ayına ilişkin sektör verilerini açıkladı. Buna göre, altı ana ürün grubunda ihracat geçen yılın aynı dönemine göre %17 azalarak 12,64 milyon adede gerilerken, üretim %11 düşüşle 19,77 milyon adet oldu. İç satışlar %2, toplam satışlar ise %12 azaldı. Sektör temsilcileri, ihracat pazarlarındaki daralmanın yanı sıra artan girdi maliyetleri, yassı çelik ürünlerine yönelik antidamping vergileri ve finansman zorluklarının rekabet gücü üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Eylül ayında ise iç satışlar yıllık %16 artışla 973.363 adede ulaşırken, ihracat %13 azalarak 1.593.029 adet oldu. Aynı dönemde üretim %1 artışla 2.614.418 adede yükselirken, toplam satışlar %4 düşüşle 2.566.392 adet olarak gerçekleşti.
TÜRKBESD: Çelik girdilerindeki ilave maliyetlerden kaçınılmalı
TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, yılın üçüncü çeyreğinde iç pazarda hafif bir toparlanma gözlemlendiğini ancak bunun ihracat pazarlarındaki kayıpları telafi etmeye yetmediğini belirtti. Türkiye beyaz eşya sektörünün üretiminin yaklaşık %70'ini ihraç ettiğine dikkat çekilirken, dış pazarlardaki kayıpların toplam üretimi baskıladığını ifade edildi.
Şengül, Çin'in düşük maliyet avantajıyla Avrupa pazarındaki hâkimiyetini artırmasının, yükselen girdi maliyetleri ve finansman zorluklarıyla birlikte Türk üreticilerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirterek, çelik gibi temel girdilerde ilave maliyet yaratabilecek ticaret önlemlerinden kaçınılmasının önemini vurguladı. Ayrıca iç pazardaki toparlanmanın sürdürülebilir olması için kredi kartı taksit imkânlarının genişletilmesi, yüksek faiz ve komisyon oranlarının makul seviyelere çekilmesi gerektiğini söyledi.
Yassı çelik ürünlerine yönelik antidamping vergileri maliyetleri artırıyor
TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, beyaz eşya üretiminde önemli bir girdi olan yassı çelik ürünlerine uygulanan yüksek vergilerin üretim maliyetlerini artırdığını ve ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirtti.
Üretim ve ihracattaki daralmanın tek bir nedene bağlı olmadığını vurgulayan Yavuz, küresel talebin zayıf seyri ve ihracat pazarlarındaki belirsizliklerin sektörü zorladığını, temel girdiler üzerindeki ilave maliyet yüklerinin de mevcut koşulları ağırlaştırdığını ifade etti. Türkiye'nin katma değerli üretim ve ihracat hedefleri açısından sanayinin maliyet yapısının öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğini belirtti.
