SteelOrbis tarafından düzenlenen İkinci Yıllık İnşaat Demiri ve Filmaşin Konferansı kısa dönemde iyimser bir bakış açısının hakim olduğu sektörde, uzun dönemde belirsizlik görüldüğünü ortaya koydu.
Katılımcılar, SteelOrbis İkinci Yıllık İnşaat Demiri ve Filmaşin Konferansı boyunca hem piyasa görüşleri edindiler, hem de networking çalışmaları için fırsat buldular. Önemli bir hurda işleyicisi olan David J. Joseph Company (DJJ) temsilcisi David Hodory'nin neler söyleyeceği büyük merak uyandırdı. Hurda fiyatları ve piyasa koşulları çelik üreticileri, dağıtıcıları ve traderların aklındaki en önemli sorulardan biriydi. Özellikle de son dönemde hurdanın kazandığı güçlü ivmenin ve bu güçlenmenin çelik fiyatları üzerindeki etkilerinin incelenmesi herkesin takip etmek istediği bir konu.
DJJ Pazarlama ve İletişim Başkan Yardımcısı görevini sürdürmekte olan Hodory, son dönemde kaydedilen artışların bir yandan olumlu karşılanması gerektiğini, fakat diğer yandan da temellerinin sağlam olmayabileceğini vurguladı. ABD'den yapılan hurda ihracatı fiyatların artışını desteklerken, yerel arz ve talep durumunun halen fiyatlar üzerindeki en kuvvetli etken olduğunun altını çizdi. Hodory'nin değindiği ilginç noktalardan biri de hurda işleme sektöründeki gelişmelerin fiyatlar üzerindeki etkisiydi. Basit mantık ile, daha fazla üreticinin daha fazla rekabet anlamına geldiğini, bunun da fiyat seviyelerini hangi ürün söz konusu olursa olsun aşağı çekeceğini belirten Hodory, hurda piyasasını Ebay'e benzeterek, alım için teklif veren ne kadar çok şirket olursa fiyatların da o kadar yükseleceğini belirtti.
Genel çerçevede çelik sektörü için ise Hodory'nin öngörüsü, toparlanma sürecinde halen yaşanması olası iniş çıkışlar olduğu yönündeydi. Konut inşaatının halen iniş sürecini tamamlamadığını, ticari inşaat tarafında ise halen zorluklar yaşanmaya devam ettiğini belirtti. 2010 yılının otomotivin parlak dönemi olduğu gibi, 2011 yılının malesef birçoklarının ümit ettiği gibi inşaat sektörü için böyle bir yükseliş göstermesinin zor olduğunun altını çizdi.
Coutinho & Ferrostaal Başkan Yardımcısı Bernd Neuenkirchen de bu öngörülerle aynı fikirde olduğunu belirtmekle birlikte, yine de bir miktar daha iyimser olduğunu ABD ve uluslararası piyasalarda filmaşin üzerine yaptığı sunum sırasında gösterdi. ArcelorMittal'e ait Georgetown tesisi gibi faaliyete giren yeni fabrikaların pozitif adımlar olduğunu belirten Neuenkirchen kapasite kullanım oranlarının yakın zamanda yükselmesinin beklenebileceği tahmininde bile bulundu. Öte yandan filmaşin talebinin 2011 yılında kriz öncesi seviyelere geri dönmesinin zor olduğunu bleirtirken, yine de dikkate değer bir potansiyel taşıdığını da sözlerine ekledi.
Talep tarafındaki duruma rağmen, çelik sektöründe gözlenmekte olan ciddi fiyat dalgalanmaları da katılımcıların temel endişelerinden biriydi. Tata Steel Uluslararası Ticaret Müdürü Carlos Amezcua, bu konuda kısmen teknolojiyi sorumlu tuttu.Internet ve anlık iletişimin bu kadar aktif kullanımından önce uluslararası piyasaların şimdiki gibi hızlı haberleşemediğini, piyasadaki hareketlerin, örneğin Avrupa'daki fiyatların ABD piyasasına ulaşmasının 4-6 haftalık bir süreç içinde gerçekleşebildiğini, bugün ise bütün bu gelişmelerin anlık oluştuğunu belirtti. Yerel çerçevede fiyat değişimlerinin eskiden 5-10$/mt'luk oranlarda yükselip alçaldığını, bugün ise bu aralığın 50$/mt miktarlarına ulaşmış olduğunu belirten Amezcua, 2011 yılında talepte kuvvetlenme olsa bile fiyat dalgalanmalarının eski oranlarına dönmesini beklemediğini sözlerine ekledi.
