Hindistan merkezli Tata Steel, ülkedeki demir cevheri madenlerine ait ruhsatların 2030 yılında sona ermesinin ardından yenilenmemesi olasılığında ortaya çıkabilecek risklere karşı bir önlem olarak Kanada’daki varlıklarından ilk kez demir cevheri ithalatına yönelik deneme süreci başlattı. Söz konusu adım potansiyel arz sorunlarına karşı bir güvence olarak değerlendiriliyor.
Şirket, Kanada’daki bağlı ortaklığı Tata Steel Minerals Canada (TSMC) üzerinden kendisine önemli miktarda demir cevheri rezerve etti ve bu tonajın Hindistan’daki tesislere sevk edilmesi planlanıyor.
Yüksek tenörlü Kanada cevheri olası arz açığına karşı sigorta niteliğinde
Şirketten bir yetkili, Tata Steel yönetiminin bahsi geçen arz sıkıntılarına karşı hazırlıklı olmak amacıyla yaklaşık %64 tenörlü Kanada çıkışlı demir cevherinin Hindistan’a sevk edilmesine karar verdiğini belirtti.
Halihazırda Tata Steel, Hindistan’ın doğusunda bulunan altı madeni aracılığıyla demir cevheri ihtiyacının tamamını kendi kaynaklarından karşılıyor. Kanada’dan yapılan alımların yerel üretimin yerine geçmekten ziyade stratejik bir alternatif ve güvence olarak değerlendirildiği vurgulanıyor.
Öte yandan Tata Steel, uzun vadeli hammadde güvenliğini güçlendirmek amacıyla Odisha eyaletindeki Gandhalpada ve Kalamang başta olmak üzere demir cevheri madenlerinde kapasite artırımı çalışmalarına devam ediyor. Bu yatırımların gelecekteki arz risklerini kısmen dengelemesi bekleniyor.
Yükselen üretim hedefleri cevher ihtiyacını da artırıyor
Sektör kaynaklarına göre Tata Steel, Hindistan’daki bağlı madenlerinde yıllık yaklaşık 40 milyon mt demir cevheri üretirken, Kanada’daki varlıklarının yıllık üretimi yaklaşık 3 milyon mt seviyesinde bulunuyor.
Şirketin çelik üretim kapasitesini artırmaya yönelik planları doğrultusunda, toplam demir cevheri ihtiyacının 2031 yılı itibarıyla yaklaşık 47 milyon mt’a ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu tablo, Tata Steel’in tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye yönelik attığı adımların stratejik önemini ortaya koyuyor.
