Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD’nin hamleleri sebebiyle ticarette yaşanan aksamalara ve yüksek belirsizliğe rağmen küresel ekonominin beklenenden daha dayanıklı olduğunu belirterek küresel büyüme tahminini %3,3 seviyesinde tuttuğunu bildirdi.
IMF’nin son ekonomik görünüm raporuna göre küresel büyüme bir önceki tahminlere kıyasla hafifçe yukarı yönlü revize edilirken, geçtiğimiz yıl kaydedilen seviyelere kıyasla büyük ölçüde değişmedi. ABD ve Çin’in ekonomik performansının beklentilerin üzerine çıkması, ticari gerilimlerdeki kısmi yumuşama, mali teşvikler, elverişli finansal koşullar ve gelişmekte olan ekonomilerin birçoğunda politikaların iyileşmesi görünümdeki istikrarlı seyri destekledi.
Söz konusu tahminler, Venezuela devlet başkanının ABD tarafından gözaltına alınması, İran’daki siyasi gerilimler ve Grönland konusundaki anlaşmazlık nedeniyle ABD’nin yeni vergi tehditleri gibi son jeopolitik gelişmeler öncesinde hazırlandı.
Yapay zekâ yatırımları ekonomiyi desteklerken, imalat zayıf
Küresel ekonomik dayanıklılığın temel unsurlarından birinin, özellikle yapay zekâ alanında yoğunlaşan yatırımlardaki güçlü artış olduğu vurgulandı.
Küresel imalat faaliyetleri zayıf seyrini sürdürürken, ABD’de bilgi teknolojileri yatırımlarının ekonomik çıktı içindeki payı 2001’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu gelişme, genel iş faaliyetlerini desteklerken, özellikle Asya’daki küresel teknoloji ihracatçıları için olumlu yayılma etkileri yarattı.
Yükselen hisse senedi fiyatları ve şirketlerin kârının güçlenmesi bu genişlemeyi desteklerken, borç finansmanına olan bağımlılığın artması kaldıraç oranlarının yükselmesine ve finansal risklerin artmasına yol açtı.
Finansal kırılganlıklar yüksek seyrediyor
Kârlılığın artmasına ve aşırı değerlemenin daha ılımlı olmasına rağmen IMF, yapısal kırılganlıkların hâlâ belirgin olduğunu belirtti.
Hisse senedi piyasalarındaki kazançların giderek yapay zekâ odaklı şirketlerde yoğunlaştığına dikkat çekilirken, borçla finanse edilen halka açık olmayan şirketlerin yatırımlardaki payının arttığı ifade edildi. Ayrıca hisse senedi piyasa değerinin ekonomik çıktıya oranı, 20 yıl öncesine kıyasla çok daha yüksek seviyelere ulaştı. IMF, piyasada yapılacak hafif bir düzeltmenin dahi tüketim ve büyüme üzerinde kayda değer etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.
Yapay zekâ hem fırsat hem risk barındırıyor
İleriye dönük olarak IMF, yapay zekânın verimliliği artırarak küresel üretimi tahminlerin üzerine taşıyabileceğini aktardı.
Ancak yapay zekâdan beklenen kârlılığın gerçekleşmemesi veya piyasa değerlemelerinde sert bir yeniden fiyatlama yaşanmasının finansal koşulları sıkılaştırabileceği ve özellikle ABD ve Asya gibi teknoloji ağırlıklı bölgelerde büyümeyi yavaşlatabileceği dile getirildi. Küresel ekonomideki yüksek karşılıklı bağımlılık nedeniyle böyle bir şokun diğer ekonomilere de hızla yayılabileceği vurgulandı.
Ticari gerilimler ve jeopolitik riskler görünümü baskılıyor
IMF, jeopolitik gerilimleri, ticaret ve ihracat kontrollerindeki artışı ve sınırlı mali alanı küresel görünüm için başlıca aşağı yönlü riskler olarak öne çıkardı.
Politika yapıcılara finansal denetimin güçlü bir şekilde sürdürülmesi, merkez bankası bağımsızlığının korunması ve koşullar değiştikçe para politikasını ayarlamaya hazır olunması çağrısı yapıldı. Mali otoritelerin ise mali tamponları yeniden hazırlaması gerektiği belirtilirken, iş gücü piyasası politikalarında beceri geliştirme, hareketlilik ve kapsayıcılığın önemi vurgulandı.
Basında çıkan haberlere göre IMF Baş Ekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, karşılıklı misillemelere dayalı ticaret önlemlerinin yeniden başlamasının, özellikle güven ve yeniden fiyatlama kanalları üzerinden küresel büyüme üzerinde açıkça olumsuz etki yaratacağı uyarısında bulundu. Ayrıca ticari gerilimler ve jeopolitik risklerin küresel ekonomi için aşağı yönlü riskler oluşturmaya devam ettiğini de ekledi.
