Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) tarafından yayımlanan son raporda, “mavi hidrojenin” çelik üreticilerinin karbon emisyonlarını önemli ölçüde düşürmeyeceği ve üreticilerin karbonsuzlaşma yarışında geride kalabileceği belirtildi.
IEEFA, geçtiğimiz bir yıllık süre zarfında çelik üreticilerinin hidrojenin olası kullanımı ve üretim maliyetleri bakımından daha gerçekçi sonuçlara vardığını ve bu kapsamda uygulama alanlarının demir ve çelik üretimi de dahil olmak üzere belli başlı sektörlerle sınırlandırıldığını ifade etti. Yeşil hidrojenin yeşil çelik üretiminde temel rol oynadığı düşünülse de maliyetlerinin beklenenden daha yüksek kaldığı dile getirildi.
Öte yandan pek çok şirket ve ülkenin fosil gazlar ile karbon yakalama ve depolama (CCS) teknolojisi aracılığıyla üretilen mavi hidrojeni kullanmayı düşündüğüne dikkat çekildi. Özellikle POSCO, thyssenkrupp ve Salzgitter gibi üreticilerin demir üretim süreçlerine mavi hidrojeni entegre etme seçeneğini değerlendirdiği aktarıldı. Ancak mavi hidrojenin çelik sektörünün karbondan arındırılma konusundaki potansiyeline gölge düşürecek bazı sorunları olduğu belirtildi. İlk sorun olarak mavi hidrojen üretiminde CCS teknolojisine olan bağımlılık ifade edildi. CCS teknolojisinin son 50 yıldır beklendiği kadar performans göstermediği ve bu alandaki projelerin karbon yakalama hedeflerini yerine getiremediği kaydedildi. Bununla birlikte fosil gazların en büyük bileşeninin metan olduğu ve metanın karbondioksite kıyasla çok daha ciddi etki yarattığı göz önünde bulundurulduğunda, mavi hidrojenin emisyon sorununun karbondioksitin ötesine geçtiği belirtildi. Öte yandan mavi hidrojenin maliyet avantajının kısa süreli olmasının öngörüldüğü ve bazı ülkelerin yeşil hidrojen maliyetlerini 2030 yılına kadar mavi hidrojene kıyasla düşürebileceklerini söylediği paylaşıldı. Ayrıca doğal gaz fiyatlarındaki sert dalgalanmaların mavi hidrojen üretimi konusunda zorluk yaratmaya devam edeceğinin ve mavi hidrojenin üretim tesisleri, doğal gaz altyapısı ve CCS teknolojisi için ciddi yatırımlar gerektirdiğinin altı çizildi.
Sonuç olarak IEEFA, yeşil hidrojenin çelik sektörünün karbondan arındırılması için uzun vadedeki en etkili çözüm olmaya devam ettiğini söyledi.
