Hindistan merkezli mühendislik ve danışmanlık şirketi Mecon Limited'tan BN Mukhopadhyay, 9-11 Aralık tarihleri arasında BAE, Dubai'de gerçekleşen 11th Middle East Iron and Steel Conference'da (11. Orta Doğu Demir Çelik Konferansı) yaptığı konuşmada, Hindistan çelik endüstrisinin devam eden güçlü performansına ve Orta Doğu'daki durumun sunduğu fırsatlara değindi.
Bay Mukhopadhyay konuşmasına, Hindistan çelik endüstrisinin, son üç yıldaki yıllık büyüme oranının ortalama %13'lük dikkat çekici bir oranda gerçekleşmesi ile birlikte, son on yılda sürekli büyüdüğüne işaret ederek başladı. Buna rağmen, Hindistan 2005 yılında, kişi başı çelik tüketimi 250 kg olan Çin ve 216 kg olan Orta Doğu'ya oranla yalnızca 35 kg'a ulaşabilmiştir. Söz konusu yılda dünyadaki kişi başı ortalama çelik tüketimi 173 kg idi. Bay Mukhopadhyay, bu rakamlardan yola çıkarak, Hindistan çelik sektörünün önümüzdeki yıllarda da önemli bir büyüme kaydetmek zorunda olduğunu ifade etti.
Hindistan'ın dünyada Çin'den sonra en hızlı büyüyen ikinci ekonomi olduğunu dile getiren Bay Mukhopadhyay, mevcut hızın devam etmesinin olası göründüğünü söyledi. Hindistan hükümeti, ülke ekonomisindeki mevcut canlılığı göz önünde bulundurarak 2019-2020 yıllarında gerçekleşecek çelik tüketimini 180-200 milyon mt seviyesine çekmek için çalışmalarda bulunmaktadır. Mevcut çelik üreticileri ve diğer girişimciler, öngörülen söz konusu büyüme ışığında, büyük kapasite artırımı ya da kapasite ilaveleri planlamaktadır.
Bu arada, Orta Doğu'daki çelik tüketimi oldukça ilgi çekicidir. Bölgedeki emlak ve altyapı yatırımlarındaki artış göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu eğilimin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi olası görünmektedir. Orta Doğu çelik sektöründeki çelik tüketimi ve arzı arasında önemli bir boşluk bulunmaktadır. Bölgedeki çelik sektörünün önemli bir özelliği de ham çelik üretimi ve işlenmiş çelik üretimi arasındaki büyük dengesizliktir. Bölgedeki dikkat çekici yarı işlenmiş çelik ürün alımı da önemli bir özellik teşkil etmektedir. Sonuç itibarıyla, Orta Doğu'daki ham çelik üretimine (gaz ile faaliyet gösteren sünger demir tesislerinde üretilen kütük ve blum) yatırım yapılmalıdır. Yeni tesislerin kurulmasına ek olarak, blum ve kütüğün tüm önemli ihtiyaçları ithalat yoluyla, tercihen Hindistan, Çin ve Ukrayna gibi maliyet rekabeti sunan bölgelerden karşılanacaktır.
Başka bir seçenek olarak, Orta Doğu'daki girişimciler, pelet ya da yarı işlenmiş ve işlenmiş ürün üretimi için Orta Doğu'ya olan sevkiyatlara kolaylık sağlayacak liman erişimine sahip demir cevheri madenlerine yatırım yapmaya karar verebilir. Peletler, daha sonradan gaz ile gerçekleştirilen sünger demir üretiminde, EAO'lu çelik üretiminde ve döküm faaliyetlerinde kullanılabilir.
Çeşitli olasılıklar göz önünde bulundurduğunda, Orta Doğu'daki çelik endüstrisinin yeni bir çağa adım atmaya hazır olduğu görülmektedir.
