Avustralyalı madenci BHP, bu yılın Nisan ayına kadar olan 12 aylık dönemde çelik sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik küresel yatırım ve finansman taahhütlerinin toplam 24 milyar $ seviyesine ulaştığını ancak yüksek sermaye maliyetleri, rekabetçi fiyatlardan enerji ile hidrojene sınırlı erişim ve düşük emisyonlu çeliğe yönelik yetersiz talebin yatırım kararlarını geciktirmeye devam ettiğini bildirdi.
BHP'nin çelik sektörünün karbonsuzlaştırılmasına ilişkin son değerlendirmesinde yeni projelerde yavaşlama yaşanmasına rağmen çelik üreticilerinin deneme projeleri, araştırma ve teknoloji geliştirme çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi. Sıfıra yakın emisyonlu çelik üretimine ulaşmak için bölgesel koşullara, hammadde arzına ve mevcut üretim altyapısına bağlı olarak birden fazla teknolojik yöntemin gerekli olacağı vurgulandı.
Başlıca çelik üretim bölgelerinde karbonsuzlaşma politikaları ve teknolojileri gelişiyor
BHP, Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Avrupa dahil olmak üzere başlıca çelik üretim bölgelerindeki gelişmelere dikkat çekti.
Çin'de ulusal emisyon ticaret sisteminin çelik sektörünü kapsayacak şekilde genişletilmesi ve karbon emisyonlarına yönelik ikili kontrol sistemine geçişin, karbonsuzlaşma çalışmalarını desteklediği belirtildi. China Baowu'nun HyCROF yüksek fırın teknolojisi ve hidrojen bazlı doğrudan indirgenmiş demir (DRI) üretimi üzerinde çalıştığı, HBIS Group'un karbon yakalama teknolojileri geliştirdiği ve Shougang Group'un da bu yılın Eylül ayında endüstriyel ölçekte yüksek fırın gazı karbon yakalama deneme tesisini devreye aldığı aktarıldı.
Hindistan'da Yeşil Çelik Yol Haritası, çelik sektörünün Karbon Kredisi Ticaret Sistemi'ne dahil edilmesi planı ve ulusal karbon yakalama, kullanma ve depolama (CCUS) yol haritasının hazırlanmasının, düzenleyici çerçeveyi güçlendirdiği paylaşıldı. Aynı zamanda Tata Steel'in EASyMelt adı verilen modifiye yüksek fırın teknolojisini geliştirdiği ve JSW Steel'in Vijayanagar tesisinde DRI üretiminde yenilenebilir hidrojen kullanımına yönelik çalışmalarını ilerlettiği belirtildi.
Japonya ve Güney Kore'de çelik üreticilerinin hidrojen bazlı demir üretimi, elektrik ark ocakları ve karbon yakalama teknolojilerine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi. Nippon Steel ve JFE Steel'in elektrik ark ocağı kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırımlar açıkladığına, POSCO'nun ise hidrojen bazlı demir üretim teknolojisi HyREX'i geliştirmeye devam ettiğine dikkat çekildi.
Avrupa'da ise Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında ücretsiz tahsisatların kademeli olarak kaldırılmasının yatırım kararlarını etkilediği, bazı çelik üreticilerinin de büyük ölçekli karbonsuzlaştırma projelerini ertelediği veya revize ettiği dile getirildi.
Daha düşük emisyonlu çelik üretimi için üç temel teknolojik yöntem belirlendi
BHP, modifiye yüksek fırın teknolojileri, DRI-elektrikli ergitme fırını (ESF) üretimi ve elektrokimyasal indirgemenin, demir cevherine dayalı çelik üretiminden kaynaklanan emisyonların azaltılmasında üç önemli yöntem olarak öne çıktığına dikkat çekti. Mevcut yüksek fırınlarda verimlilik artışları ve proses optimizasyonuyla karbon emisyon yoğunluğunun %20'ye kadar azaltılabileceğinin tahmin edildiğini söyleyen şirket, yüksek fırın tepe gazı geri dönüşümü ve karbon yakalama teknolojilerinin birlikte kullanılmasıyla ise emisyonların yaklaşık %80 azaltılabileceğini ifade etti.
Öte yandan hidrojen bazlı DRI-ESF yönteminin geleneksel yüksek fırın rotasına kıyasla karbon emisyonlarını yaklaşık %85 azaltabileceği ve geleneksel DRI-elektrik ark ocağı üretimine kıyasla farklı demir cevheri kalitelerinin kullanımında daha fazla esneklik sunduğu vurgulandı. Henüz erken geliştirme aşamasında olan elektrokimyasal indirgeme teknolojisinin ise indirgeme işleminde karbon kullanılmadan demir üretilmesini sağlayarak emisyon yoğunluğunu potansiyel olarak %95'e kadar azaltabileceğinin altı çizildi.
Yüksek fırın optimizasyonu ve karbon yakalama projelerinde ilerleme kaydedildi
BHP, çelik sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik programı kapsamında 2025 yılında küresel çelik üretiminin yaklaşık %25'ini gerçekleştiren 13 büyük çelik üreticisiyle iş birliği yaptığını belirtti. Modifiye yüksek fırın programı kapsamında Çin merkezli Zenith Steel ile hidrojen açısından zengin gaz enjeksiyonu üzerinde çalıştığını paylaştı. Söz konusu teknolojiyle şimdiye kadar emisyon yoğunluğunda %2-3 düşüş sağlanırken, tahminlerin %5'in üzerinde azaltım potansiyeline işaret ettiğini ve 2027 mali yılında ilave testler gerçekleştirilmesinin planlandığını dile getirdi.
ArcelorMittal ve HBIS ile gerçekleştirilen karbon yakalama denemelerinde de amin bazlı ve vakumlu basınç salınımlı adsorpsiyon teknolojileri kullanılarak %90'ın üzerinde karbon yakalama oranlarına ulaşıldığını aktaran BHP, bu teknolojilerin yüksek fırın gazına uygulanmasıyla emisyon yoğunluğunun yaklaşık %20-30 azalabileceğini ifade etti.
Aynı zamanda CCUS merkezi kurulmasına yönelik çalışmanın bu yılın Nisan ayında tamamlanan ilk aşamasında Hindistan, Endonezya, Malezya ve Avustralya'da beş potansiyel lokasyon belirlendiği belirtildi. Çalışmada karbon depolama kapasitesi bulunabilirliğinin, taşıma gerekliliklerinin, düzenleyici koşulların ve proje ekonomisinin sonraki geliştirme aşamaları için temel unsurlar olarak öne çıktığı aktarıldı.
Pilbara demir cevheri denemeleri daha düşük emisyonlu çelik üretim yöntemlerinin geliştirilmesini destekliyor
BHP, Pilbara demir cevherinin daha düşük emisyonlu çelik üretiminde kullanılmasını sağlayabilecek teknolojilerin geliştirilmesinde de ilerleme kaydedildiğini bildirdi. 2025'in Aralık ayında Zenith Steel ile birlikte Zenith'in Çin'deki Nantong tesisinde ticari ölçekli pelet denemelerini tamamlayarak %55 Pilbara demir cevheri içeren DRI kalite pelet ürettiğini ve başlangıçta belirlenen %50 hedefini aştığını kaydetti.
Öte yandan şirket, Baowu Steel ile Avustralya ve Almanya'daki araştırma kuruluşlarının katıldığı ESF araştırma programı kapsamında 2022 yılından bu yana 100'ün üzerinde deneme gerçekleştirildiğini ve 2 mt'un üzerinde pik demir üretildiğini ifade etti. Denemelerde pik demirin kalite kontrolü, karbürlenmesi ve çimento üretimine uygun cüruf elde edilmesi alanlarında ilerleme kaydedildiği dile getirildi.
Aynı zamanda BHP, Batı Avustralya'nın Kwinana bölgesinde şaft tipi DRI-ESF teknolojisini test etmeyi amaçlayan NeoSmelt demonstrasyon projesine de dikkat çekti. AMB Holdings, BHP, BlueScope, Mitsui Iron Ore Development, Rio Tinto ve Woodside'ın dahil olduğu projenin tasarım aşaması tamamlanırken, nihai yatırım kararına bağlı olarak 2029 yılında devreye alınmasının hedeflendiğini ekledi.
