Reuters’ın haberine göre Avrupa Komisyonu Refah ve Sanayi Stratejisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné, Avrupa sanayisini korumak ve yabancı rakiplere olan aşırı bağımlılığı azaltmak için yerel ürün kullanımına öncelik veren “Made in Europe” stratejisinin benimsenmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa genelinde yayımlanan ve 1.100’den fazla CEO ve iş dünyası lideri tarafından imzalanan ortak görüş makalesinde Séjourné, güçlü ve pragmatik bir sanayi politikası olmaması halinde Avrupa’nın, özellikle Çin’den yapılan düşük fiyatlı ithalat karşısında “rakiplerinin oyun alanına” dönüşme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Sanayi Hızlandırıcı Yasası ve AB içindeki görüş ayrılıkları
Séjourné’nin açıklaması, Avrupa Komisyonu tarafından ay sonunda açıklanması beklenen Sanayi Hızlandırıcı Yasası önerisi öncesinde geldi. Söz konusu yasanın stratejik sektörlerde Avrupa’da üretilen ürünlerin kullanımı teşvik etmeyi amaçladığı belirtiliyor.
Ancak öneri, AB içinde görüş ayrılıklarını da beraberinde getirdi. Fransa gibi ülkeler destek açıklarken, İsveç ve Çek Cumhuriyeti gibi bazı üye devletler ise “yerel alım” şartlarının katılaştırılmasının yatırımları caydırabileceği, kamu ihalelerinde maliyetleri artırabileceği ve uzun vadede Avrupa’nın küresel rekabet gücünü zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
Çelik sektöründen güçlü destek
Görüş makalesi, çelik sektörü başta olmak üzere sanayi liderlerinden geniş bir destek aldı. ArcelorMittal, Tata Steel ve thyssenkrupp Steel Europe gibi büyük üreticilerin yöneticileri de imzacılar arasında yer aldı.
Thyssenkrupp Steel Europe CEO’su Marie Jaroni, çeliğin Avrupa için stratejik bir varlık olmaya devam ettiğini vurgulayarak küresel sanayi kurallarını şekillendiremeyen sektörlerin zaman içinde etkisini kaybetme riski taşıdığını ifade etti.
Otomotiv sektöründen temkinli yaklaşım
Buna karşın büyük otomotiv üreticilerinin çoğu, “Made in Europe” kavramının yeterince kapsayıcı olmayabileceğinden endişe duydukları için imzacılar arasında yer almadı.
Ford of Europe Başkanı Jim Baumbick, Avrupa sanayisinin güçlendirilmesini desteklediklerini ancak sistemin İngiltere ve Türkiye gibi Avrupa otomotiv değer zincirine derin şekilde entegre olmuş güvenilir ortaklara açık kalması gerektiğini söyledi. Bosch CEO’su Stefan Hartung ise odak noktasının rekabet gücündeki eksiklikleri telafi etmekten ziyade adil rekabet koşullarını sağlamak olması gerektiğini dile getirdi.
Bütçe ve enflasyon riskleri
Séjourné, Çin’deki “Made in China” ve ABD’deki “Buy American” gibi örneklerle diğer büyük ekonomilerin halihazırda yerel üretimi desteklediğine dikkat çekerek bu yaklaşımı savundu. Kamu kaynaklarının kullanıldığı her alanın Avrupa’da üretim kapasitesini ve nitelikli istihdamı desteklemesi gerektiğini belirtti. Yerel ürün kurallarının, AB’nin 2028-2034 dönemini kapsayacak uzun vadeli bütçe müzakerelerinde de rol oynaması bekleniyor.
Öte yandan sanayi liderleri, olası yan etkilere karşı uyarılarda bulundu. Mercedes-Benz CEO’su Ola Källenius, yerel ürün şartlarının aşırı katılaştırılmasının enflasyonu artırabileceği ve pazarın daralmasına yol açabileceği uyarısında bulunarak bu tür önlemlerin dikkatli ve dengeli biçimde uygulanması gerektiğini kaydetti.
