Alacero: Çelik sektörü, Latin Amerika’daki toparlanmanın temel taşı olmaya devam ediyor

Perşembe, 03 Haziran 2021 14:15:04 (GMT+3)   |   İstanbul
       

Latin Amerika Çelik Birliği Alacero Genel Direktörü Francisco Leal ile Latin Amerika’daki ekonomik büyüme beklentilerini ve çelik sektörünün mevcut durumu üzerine sohbet ettik.

Latin Amerika çelik sektörünün pandemiden ne boyutta etkilendiğinden bahsedebilir misiniz?

Küresel anlamda, 2008-2009 dönemindeki mali krize kıyasla çok daha ciddi bir daralma görülürken, Latin Amerika bu zorlu ekonomik senaryo içinde toparlanmasını güçlendirmeye çalışıyor. 2020 yılında, bölgede toplam ham çelik üretimi yıllık %8,4 düşüşle 55,6 milyon mt seviyesinde kaydedildi. Faaliyetlerinde esneklik göstererek yerel talebi karşılamaya odaklanan çelik sektörü, bölgedeki toparlanmanın temel taşı olmaya devam ediyor. 2020 yılında tüketim, sıkı karantinaların uygulandığı aylarda sanayi faaliyetlerindeki küçülmeye bağlı olarak yıllık %9,6 azaldı. Çelik tüketimi, sektörün ne ölçüde toparlandığına işaret eden başlıca gösterge. 2021 yılında küresel çelik talebinin toparlanması bekleniyor.

Bölgedeki mevcut talebi nasıl değerlendiriyorsunuz, talep pandemi öncesi seviyelere döndü mü?

Çelik tüketimi talepteki iyileşmeye, sanayi üretimi ve imalat endeksindeki artışa ve hem nihai tüketici hem de dağıtım zinciri içinde stokların yeniden düzenlenmesine bağlı olarak artmaya devam ediyor. Bu yıl Ocak ayında çelik tüketimi üst üste dokuzuncu ay artış göstererek, önceki aya kıyasla %0,8, yıllık ise %12,7 yükselişle 6,09 milyon mt seviyesine geldi. Bu da pandeminin başlangıcındaki seviyelerle paralellik gösteriyor.

Latin Amerika’daki ekonomik toparlanmayla ilgili neler söyleyebilirsiniz? Ülkeler arası ne tip farklılıklar görülüyor?

Bölgede üretim kapasitelerinin kademeli bir şekilde tekrar devreye girdiğini görüyoruz, kısa vadeye yönelik beklentiler de yerel çelik talebinin güçlenmesi için elverişli gözüküyor. Uluslararası Para Fonu, Nisan ayında bu yıl için güncellediği ekonomik tahminlerinde, küresel ekonominin %6 büyüyeceğini, gelişmiş ülkelerde büyümenin %5,1, gelişmekte olan ülkelerde %6,7, Latin Amerika’da ise %4,6 olacağını belirtti. Bölgede, Meksika ve Brezilya, sırasıyla %5 ve %3,7 büyüme tahmini ile öne çıkıyor. Brezilya ayrıca, Ocak ayında çelik tüketiminde %8,8 artışla çelik talebindeki iyileşmeye en büyük katkı sağlayan ülke konumunda. Ocak ayı, ayrıca, üst üste 2 milyon mt’un üzerinde tüketim yapılan beşinci ay oldu. Bu tonaj en son 2018 yılının Haziran ayında kaydedilmişti. Arjantin de Ocak ayında çelik tüketiminde aylık %10,8 artış gösterdi. Covid-19 pandemisinin ilk aylarında ekonominin ve inşaat sektörünün yavaşlamasıyla birlikte biriken talep sayesinde toparlanma V şeklinde bir grafik çizdi.

Okuyucularımıza bölgedeki inşaat çeliği talebi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bugün bölgemizde, toplam çelik tüketiminde inşaat sektörünün payı %47,2 seviyesinde yer alıyor, bu oran 2020 yılında da aynıydı. Meksika’da inşaat sektörünün çelik tüketimindeki payı %47 iken, Brezilya’nın %30, Kolombiya’nın %8, Arjantin’in %6, Peru’nun %5, Şili’nin ise %4 seviyelerinde yer alıyor. 2018’de %52’ye ulaşan inşaat sektörünün çelik tüketimindeki payı son 5 yıl içinde kademeli olarak düşüş gösterdi. Bunun karşılığında, otomotiv sektörünün çelik tüketimindeki payının büyüdüğünü görüyoruz. Otomotiv sektörünün çelik tüketimindeki payı, 2018 yılında %12 olurken, şu an bu oran %19 seviyesinde. Yine de, inşaat sektöründen gelen talepte olumlu gelişmeler görüyoruz, 2021 yılında %7,5, 2022 yılında ise %2,5 büyüme bekliyoruz.

Çin’in sıcak saca yönelik ihracat vergisi iadesini kaldırması hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu durum, Çin’in sıcak sac ihracatını ve küresel sıcak sac piyasasını nasıl etkileyecek?

Kuşkusuz küresel bir yankı uyandıracak, ancak etkinin boyutunu öngörmek için henüz çok erken. Söz konusu durumun ülkeden bölgemize gelen arzı azaltacağına ve yerel alımları güçlendirebileceğine inanıyoruz. İran, Bangladeş, Pakistan ve Kuzey Kore gibi ülkelere baktığımızda, küresel kapasite fazlasının yalnızca Çin’den kaynaklanmadığını görüyoruz. OECD’ye göre, zayıf piyasa koşullarına rağmen küresel ham çelik üretim kapasitesi 38,1 milyon mt veya %1,6 arttı. Geçtiğimiz iki yılda, küresel kapasite toplam 74,2 milyon mt artış gösterdi ve büyümenin neredeyse tamamını Asya ile Orta Doğu oluşturdu. Çin, üretim, talep ve hammadde ticaretindeki ağırlığı nedeniyle mevcut çelik piyasası koşullarını şekillendirmeye devam ediyor. Haksız rekabet Çin’deki şirketleri tehlikeye attığı için Çin şimdilik dış piyasalara yönelik bir tehdit oluşturmuyor.

Çin’deki bu gelişmelerin sonucunda, Latin Amerika’da Çin çıkışlı sıcak sac fiyatlarında keskin artışlar görüldü. Sizce yüksek fiyat seviyeleri sürdürülebilir mi ve ne zaman bir düzeltme görülür?

Latin Amerika’daki çelik zincirinin tamamını temsil eden bir birlik olan Alacero, kurulduğu tarihten bu yana fiyat konusunda yorum yapmaktan kaçınmıştır. Vizyonumuz ve misyonumuz, bölgede sürdürülebilir bir şekilde büyümek için çeliğin nasıl kullanılacağıyla bağlantılı. Bu bağlamda, Alacero, Arjantin, Brezilya, Kolombiya ve Meksika’nın Güney Kore, Hindistan, Vietnam ve Çin gibi başlıca Asya ülkeleriyle arasındaki rekabet farklılıklarının Latin Amerika çelik sektörü değer zinciri üzerinde oluşturduğu risklere yönelik Prof. Dr. Germano Mendes de Paula’nın yürüttüğü ve yakın zamanda yayımlanacak olan yeni bir araştırmayı destekledi. “Rekabet yaratan farklılıklar, Sanayisizleşme, Zincir ve Çelik Sektörü” başlıklı çalışma, vergilendirme, eğitim, lojistik ve finansman gibi rekabet gücü değişkenlerindeki bu farklılıkların bölgedeki çelik sektörünün geleceğine nasıl zarar verdiğini ve hızlı hareket etmenin ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor. Çelik, ekonomik toparlanmanın başlıca faktörlerinden biri. Ancak, hükümetlerin her yerden ithalat yapılmasına izin vermesi yerel sektörü zayıflatabilir. Piyasada ithalattan kaynaklanan düzensizlikler sebebiyle Latin Amerikalı şirketlerin açtığı 74 adet antidamping davası bulunuyor. Bu davaların 49 tanesi Çin’den yapılan ithalatı ilgilendiriyor.

2021 yılının ilk çeyreğini üretim ve satış hacimleri açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yılın ilk üç ayında ham çelik üretimi yıllık %4,8 artarken, haddelenmiş ürünlerin üretimi söz konusu dönemde yıllık %6 artış gösterdi. Yılın ilk iki ayında tüketim yıllık %11,9 arttı. Birinci çeyrekte haddelenmiş ürün ihracat hacmi geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %25,2 düşüş gösterirken, ithalat hacmi yıllık %9,3 arttı. 

Yılın geri kalanı için hem ekonomik gidişat hem de çelik sektörü açısından beklentileriniz neler?

Kamu inşaat ve imalat sektörlerinden gelen çelik talebi yılın sonuna kadar sürecek, fakat aşılama konusunda yeterli ilerleme kaydedilmeden önce Covid salgınının yeni dalgalarının görülme riski her zaman var. Bölgedeki çoğu ülkede gerekli olan reformları dikkatle izlemeliyiz. Latin Amerika Ülkeleri Ekonomik Komisyonu’na (ECLAC) göre, Latin Amerika gelişmekte olan dünyada en az borcu olan bölge ve borcu gayrisafi milli hasılasının %79’una denk geliyor. 2021 yılının büyüme dinamikleri 2020 yılında azalan ekonomik faaliyetleri dengelemeye yeterli gelmeyecek. Dünya Bankası, Latin Amerika ve Karayipler’de gayrisafi milli hasılanın 2020 yılında %6,7 düşmesini ve 2021 yılında %4,4 artmasını beklediğini açıkladı. Diğer yandan Uluslararası Para Fonu, bölge için büyüme tahminini yukarı yönlü revize ederek, Ocak ayındaki %4,1’lik tahminini Nisan ayında %4,6’ya çıkardı. Ayrıca, Latin Amerika ekonomisinin 2022 yılı için büyüme tahminini %2,9’dan %3,1’e yükseltti. Latin Amerika ülkeleri emtia ihracatının tekrar başlaması sayesinde 2021 yılında beklenenden biraz fazla büyüyecek, ama toparlanma iniş çıkışlı olacak. Çelik sektörü ekonomik toparlanmayı yakından takip ediyor.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Latin Amerika’da istikrarlı bir ekonomik canlanmanın önünde büyük zorluklar var. Bunların en önemlileri; fabrikaların tekrar faaliyete geçmesi, ertelenen projelerin devam etmesi, Corona salgınının etkilerini hafifletmek için ekonomik ve finansal destek sağlanması, yüksek işsizlik oranının azaltılması, kamu sağlık sisteminin güçlendirilmesi ve hem yerel hem yabancı yatırımların desteklenmesi. Ayrıca siyasi istikrar ve hukukun egemenliğine saygı duyulması. Ülkelerin devam eden iyileşmeyi pekiştirmek için bu problemlerin üstesinden gelmeye odaklanması çok önemli.


Son Tarihli İlgili Haberler

AB’nin kotaların uzatılmasına yönelik önerisinde hesap hataları dikkat çekti

Salzgitter Flachstahl yıldırım sonrası gecikmeleri en aza indirmek için çalışıyor

AB’nin ithalat kotalarını 3 yıl uzatacağı bildiriliyor

Tosyalı dünya ham çelik üretimi sıralamasında yükselişini sürdürüyor

ABD’li alıcılar Brezilya’dan yapılan yeni bağlantılarda pik demir fiyatlarını aşağı çekti