3-4 Kasım tarihlerinde Kahire'de düzenlenen 19. Arap Çelik Zirvesi ve Uluslararası Demir Çelik Fuarı'nın ikinci gününde konuşan Boston Consulting Group (BCG) Genel Müdürü Nicole Voigt, Avrupa Birliği'nin sıkılaşan ticaret düzenlemelerinin küresel çelik piyasaları, özellikle de MENA bölgesindeki ihracatçılar üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Voigt, AB'nin ithalat kotalarını azaltarak, gümrük vergilerini artırarak ve karbonla ilgili düzenlemeleri sıkılaştırarak çelik piyasasına erişimi önemli ölçüde zorlaştırdığını belirtti. Ülke bazlı kısıtlamalar ve ilave menşe gereklilikleri içeren yeni kota rejiminin, küresel çelik tedarikçilerinin Avrupa piyasasına erişimini daha zor hale getireceğini ifade etti.
Yeni AB kotaları Arap çelik ihracatçılarını farklı şekillerde etkileyecek
Voigt'a göre söz konusu önlemlerin Arap çelik ihracatçıları üzerindeki etkisi ülkelere, ürünlere ve mevcut ticari ilişkilere bağlı olarak önemli ölçüde farklılık gösterecek. Geçmiş ihracat hacimleri ve önerilen kota tahsislerine değinen Voigt, Mısır'ın AB'ye daha önce gerçekleştirdiği çelik ihracatının %60'ından fazlasının yeni kota sınırları içerisinde kalabileceğini, Suudi Arabistan, Cezayir ve Birleşik Arap Emirlikleri için ise bu oranın %30'un altında olacağını belirtti. Bu farklılıklar, bölgedeki bazı ihracatçıların diğerlerine kıyasla çok daha ciddi kısıtlamalarla karşılaşabileceğine işaret ediyor. Voigt ayrıca azaltılan kotalar ile artırılan gümrük vergilerinin birlikte uygulanmasının Arap çelik üreticilerinin Avrupa piyasasındaki rekabet gücünü önemli ölçüde etkileyebileceğini vurguladı.
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na (SKDM) da değinen Voigt, karbon emisyonlarının Avrupa'ya yönelik çelik ihracatının rekabet gücünü belirlemede daha önemli bir faktör haline geldiğini vurguladı. Bununla birlikte AB'nin çelik kota sisteminin düşük emisyonlu ürünlere öncelik tanımadığına dikkat çeken Voigt, nispeten düşük emisyona sahip üreticilerin bile Avrupa piyasasına erişimde kısıtlamalarla karşılaşabileceğini belirtti. Dolayısıyla yalnızca karbon düzenlemelerine uyum sağlanması, piyasaya avantajlı koşullarda erişimi garanti etmiyor.
Doğrulanmış emisyon verileri SKDM maliyetlerinin azaltılmasında kritik öneme sahip
Voigt ayrıca SKDM kaynaklı maliyetlerin belirlenmesinde doğrulanmış emisyon verilerinin önemine dikkat çekti. Mısır'ın sıcak rulo sac ihracatını örnek gösteren Voigt, AB'nin varsayılan emisyon değerleri yerine doğrulanmış gerçek emisyon verilerinin kullanılmasının ihracatçılar üzerindeki mali yükü önemli ölçüde azaltabileceğini ortaya koydu. Hesaplamalara göre Mısır'da doğrudan indirgenmiş demir (DRI)-elektrik ark ocağı yöntemiyle üretilen sıcak rulo sac için SKDM maliyeti, doğrulanmış emisyon verilerinin kullanılması halinde yaklaşık 24€/mt olurken, varsayılan emisyon değerlerinin kullanılması durumunda yaklaşık 228€/mt'a ulaşabiliyor. Voigt, karşılaştırma amacıyla AB'de üretilen sıcak rulo sac için referans karbon maliyetinin yaklaşık 36€/mt olduğunu belirtti. Bu hesaplamalar, Avrupa piyasasındaki rekabet gücünü korumak isteyen ihracatçılar açısından emisyonların doğru şekilde izlenmesi, doğrulanması ve raporlanmasının önemini ortaya koyuyor.
Voigt'un ele aldığı bir diğer önemli gelişme ise SKDM'nin 2028 yılından itibaren çelik yoğun nihai ürünleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi olasılığı oldu. Avrupa Komisyonunun ilk teklifinin yaklaşık 180 ilave ürün kodunu kapsadığını belirten Voigt, Avrupa Parlamentosunun Eylül 2026'da kabul ettiği pozisyonla önerilen kapsamın 457 ürün koduna çıkarıldığını ifade etti. Müzakerelerin 30 Kasım'da devam etmesi planlanırken, genişlemenin nihai kapsamı henüz netleşmiş değil. Voigt, SKDM'nin nihai ürünleri de kapsayacak şekilde genişletilmesinin çelikle bağlantılı değer zincirlerinin karşı karşıya olduğu düzenleyici yükümlülükleri önemli ölçüde artırabileceğini ve ihracatçılar için ilave zorluklar yaratabileceğini belirtti.
Arap çelik üreticileri açısından fırsatlara da değinen Voigt, Avrupa'nın düşük emisyonlu çeliğe ve sanayinin karbonsuzlaştırılmasına daha fazla odaklandığını ifade etti. Daha düşük emisyona sahip ve rekabetçi enerji kaynaklarına erişimi bulunan üreticilerin bu gelişmelerden faydalanabileceğini belirten Voigt, ticaret kısıtlamalarının söz konusu üreticilerin Avrupa'daki talepten yararlanma imkânlarını sınırlandırabileceği uyarısında bulundu. Bu çerçevede ihracatçıların hem ürünlerinin karbon yoğunluğunu hem de AB piyasasına erişimi düzenleyen ve karmaşıklaşan koşulları dikkate almaları gerektiğini vurguladı.
Voigt, ticaret kısıtlamaları, SKDM gereklilikleri ve Avrupa'nın karbonsuzlaştırma politikalarının bir araya gelerek uluslararası çelik ihracatçıları açısından rekabet koşullarını yeniden şekillendirdiğini belirtti. Arap üreticilerin Avrupa piyasalarına erişimlerini sürdürebilmeleri, değişen ticaret düzenlemelerine uyum sağlama, doğrulanmış emisyon verileri sunma ve hem ticari hem de karbonla ilgili gereklilikleri karşılayan stratejiler geliştirme becerilerine bağlı olacak.
