SteelOrbis’in piyasa kaynaklarından edindiği bilgilere göre bu hafta ABD’de ithal uzun mamul fiyatları, ithalatta devam eden düşüşün cansız yerel taleple dengelenmesine bağlı olarak yatay seyretti. Fiyatlar haftalık bazda çok fazla değişmezken, ithal uzun mamul talebine ilişkin görünüm 2026 yılı için belirsizliğini koruyor.
Kaynaklar, kış aylarının yaklaşmasıyla ABD’nin kuzey ve orta bölgelerinde devam eden birçok inşaat projesinin hava koşullarının iyileşeceği önümüzdeki yılın başına kadar ertelenebileceğini ifade etti. ABD hükümetinin beş haftadır kapalı kalmasının da altyapı yatırımları ve tedarik süreçlerini yavaşlattığı aktarıldı. Ayrıca yerel inşaat demiri ve filmaşin fiyatlarının üç aydan uzun süredir değişmemesi ve yerel üreticilerin fiyat artışlarına direnmesi nedeniyle ithal ürünlerin halen çoğunlukla rekabetçi olmadığı ifade edildi.
Doğu Kıyısı merkezli bir inşaat demiri ithalatçısı, “Olması gerektiği gibi ilkbaharda inşaat faaliyetleri artarsa piyasa biraz hareketlenebilir. Ancak bu durum yerel fiyatların da yükselmesine neden olarak ithalatı nispeten daha cazip hale getirir. Bu nedenle üreticiler fiyat artışı konusunda dikkatli davranmaya devam edecek,” dedi.
Körfez Kıyısı’nda kamyon üstü teslim ithal inşaat demiri fiyatları 970-1.014$/mt aralığında yer almaya devam etti. Doğu Kıyısı’nda kamyon üstü teslim inşaat demiri fiyatları da dördüncü haftadır değişmeyerek 970-1.014$/mt aralığında yatay seyretti. İthal inşaat demiri satışlarının 1.036$/mt seviyesinden gerçekleştirildiği ancak bu satışların şimdilik sınırlı olduğu bildirildi.
Bununla birlikte ithal inşaat demiri fiyatlarının bu hafta yatay seyretmesine rağmen bazı kaynaklar, yükseliş olabileceğini söyledi.
Ortabatı uzun mamul piyasasından bir kaynak, “Kamu altyapı projelerinden gelen uzun mamul talebi halen zayıf. Ancak talep mevsimsel olarak sınırlı olsa da piyasanın en nihayetinde toparlanması bekleniyor. Piyasayı asıl veri merkezi yatırımları ve yapay zeka odaklı tesis inşaatları destekliyor. Altı ay önce veri merkezlerinden bu kadar güçlü bir talep gelmesini beklemiyorduk. Piyasadaki belirsizlik azalmaya başladı. İthalat vergilerinde kısa vadede büyük bir değişiklik beklemesek de inşaat sektöründe iyimserlik arttı. Uzun süredir bekleyen alıcılar yeniden alımlara başladı,” ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray tarafından yayımlanan verilere göre 2021 tarihli Altyapı Yatırımı ve İstihdam Yasası kapsamındaki 1,2 trilyon $’lık fonun şu ana dek yaklaşık %47’si kullanıldı. Bu fon, 2026-27 mali yılının sona ereceği 30 Eylül 2026 tarihine kadar altyapı projelerine harcamak üzere oluşturulmuştu.
Öte yandan Küresel Uzun Çelik Üreticileri ve İhracatçıları Birliği IREPAS’ın kısa vadeli görünüm raporu, yerel talebe dair olumlu sinyallere rağmen temkinli bir tablo çizdi. Raporda, “Fiyatlar yatay seyrederken, piyasaya duyulan güven yitirilmiş durumda. Üreticiler kâr edebilme konusunda zorlanıyor ve alıcıların yeni bağlantı yapma niyeti yok. Piyasa, giderek düşen bir ivme ve likiditeyle ilerliyor. Asıl sorun arz ya da talep değil, kimin halen satış yapabildiği. Arz mevcut ancak ticaret fırsatları daralıyor ve rekabet giderek sertleşiyor. Çin mecbur kaldığı için ihracata devam ediyor ve geleneksel pazarların koruma önlemleriyle kapanması sebebiyle ihracatçılar artık aynı pazar payı için mücadele ediyor,” ifadelerine yer verildi.
Filmaşin segmentinde Körfez Kıyısı’nda kamyon üstü teslim hasırlık kalite ithal filmaşin fiyatları 926-948$/mt DDP aralığında yatay seyretti. Kaynaklar, özellikle su altyapısı projelerinde kullanılacak malzeme ihtiyacının 2026 yılının üçüncü çeyreğinde fon kullanım süreleri dolmak üzereyken artmasını beklediklerini belirtti.
Ayrıca yerel talebin sınırlı olduğu bu dönemde devreye alınan yeni kapasitelerle arz fazlası oluşacağı yönünde endişeler olmadığı da paylaşıldı.
Doğu Kıyısı merkezli bir ithalatçı, “Nucor, Commercial Metals Company ve Hybar tesislerinin üretim artışıyla birlikte yerel inşaat demiri piyasasında neler olacağını görmemiz gerekiyor. Ancak kâr marjı yüksek olan ticari profil üretimi inşaat demiri üretiminin önüne geçerse piyasada önemli bir arz artışı yaşanmayabilir,” değerlendirmesinde bulundu.
