Şahin Zülfükarlı: İhracata ayırdığımız tonajı her ay ivmeli olarak artırıyoruz

Salı, 25 Aralık 2018 15:24:53 (GMT+3)   |   İstanbul
       

Sönmezler Metal Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Zülfükarlı ile mevcut piyasa şartları ve ticari önlemlerin etkileri üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

Bize Sönmezler Metal’in kuruluşundan ve faaliyetlerinden bahsedebilir misiniz?

Grubumuz Zulfugarlı ailesi olarak Türkiye’de 2005 yılından bu yana, ana konumuz olan demir çelik -inşaat - turizm alanlarında faaliyet göstermekte. Aile olarak her geçen gün yatırımlarımızı artırarak Türkiye ile birlikte büyümeyi hedefliyoruz.

Diğer ülkelerdeki yatırımlarımızla 40 yılı aşkındır demir çelik sektöründe tecrübelerimize deneyimlerimize her geçen gün daha yenisini ekleyerek ilerliyoruz.

Sönmezler Metal Demir Çelik San ve Tic. Ltd. Şti. olarak 2008 kuruluşumuz ile birlikte, boyuna kaynaklı çelik boru ve profil imalatı ile Kocaeli/Gebze adresinde toplam 22.000 m2 üzerinde 14.000 m2 kapalı alan tesisimizde üretim faaliyetlerimize başlamış olup kısa zamanda sektörde söz sahibi olmayı başarmış bulunuyoruz.

Güncel kapasiteniz ve ürün gamınız hakkında da bilgi alabilir miyiz?

Gebze tesisimizde, 5 adet boru-profil üretim hattımız, 2 adet dilme hattımız, 1 adet boy kesme hattımız, 2 adet boyalı malzeme üretim hattımız ile aylık 15.000 ton üretim yapmaktayız. Ancak şu an piyasa şartları dolayısıyla bu kapasitenin hepsini kullanmıyoruz.

Üretimimiz 10x20 mm ebadından 80x160 mm ebadına kadar olup aynı zamanda 0,6 mm ile 8mm et kalınlığı arasında değişmektedir. 10x10 mm ile 120x120 mm kare, 10x20 mm ile 100x150 mm profil; 19 mm-165,1 sanayi tipi borusu 0,7 mm-20 mm arası boy kesme sac, DKP, siyah, galvanizli ve boyalı ürün gruplarını üretmekteyiz. Kalitemiz dünya standartlarında olup TSE EN 10219-1, ISO 9001 ve CE21358 sertifikaları ile belgelenmiştir.

En çok hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz?

Ürünlerimiz inşaat, makine, mobilya, tel-çit sistemleri, otomotiv, raf, uzay kafes çatı sistemleri, seracılık, çelik hasır ve prefabrik yapılar gibi birçok sektöre kullanılmaktadır.

Bu sektörlerdeki talebi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Normal bir piyasa konjonktüründe bu sektörlerin hepsi bizim ürettiğimiz boru ve kutu profil ürünlerini düzenli olarak alır ve kullanırlar. Ama şu an iç piyasanın şartları değiştiği için oyuncuları da değişiyor, müşteriler daha çok parayı ellerinde tutma eğilimindeler, dolayısıyla iç piyasa talebinde azalma görülüyor. Ama az evvel saydığım sektörler için ihracatta yine ivme yukarı doğru, her zaman ihtiyaçları var bu malzemeye. Öncelikle müşteri grubumuz stokçular, tüccarlar ama bunun yanında proje bazlı müşterilere de çalışıyoruz. Sera inşaatı yapan müşterilerimiz de var. Konstrüksiyonda kullanılıyor, yani inşaata da düzenli tedarik sağlıyoruz.

Üretiminizin ne kadarını ihracata ayırıyorsunuz? Başlıca ihracat pazarlarınız hangileridir, öğrenebilir miyiz?

Ürettiğimiz mamulleri Türkiye iç pazarına ve aynı zamanda dünyanın birçok ülkesine ihraç etmekteyiz. İç pazardaki payımız %40, ihracattaki payımız %60 seviyesinde. İhracata ayırdığımız tonajı her ay ivmeli olarak artırıyoruz. Ana pazarlarımız Avrupa ülkeleri, başlıca İngiltere, Belçika ve Almanya. Buralarda artık acentelik bazında çalıştığımız müşterilerimiz, stokçularımız var, bunların yanında Avustralya’ya, Güney Amerika ülkelerine, Kuzey Afrika’da Yemen’e, Afrika’da Gine, Kamerun ve Senegal gibi ülkelere satış yapmaktayız.

İhracat konusuna değinmişken, küresel ticarette son yaşanan gelişmeleri de değerlendirebilir misiniz? Ardı ardına gelen önlemler piyasaları nasıl etkiliyor?

Yurt dışındaki alıcılardan bahsetmek gerekirse öncelikle AB’nin kutu profil ve boruya koyduğu kota müşterilerde tedirginlik yaratıyor. Alımları hızlandırmıyor, yavaşlatıyor. İhtiyacı kadar alıyor tehlike yoksa tekrar ihtiyacı kadar alıyor. Geçen sene 3.000-4.000 ton yaptığımız işleri şimdi biner tonlara bölerek yapmak durumunda kalıyoruz, en büyük etkisi bu. İkinci etkisi ise AB’deki İtalyan üreticilerin güçlenmesine sebep olması ama yine de Türkiye’nin fiyatları dünyadaki en ucuz fiyatlar şu an. Bu da kotanın hızlıca dolmasına sebep oluyor. Üçüncü olarak, AB kutu profil ve boru için antidamping soruşturması başlattı. Başlıca büyük boru fabrikaları taraf oldu, biz de takip ediyoruz. Genel olarak şöyle bir çıkarım yapılabilir: Oyun alanlarımız daralıyor, para daha pahalılaşıyor, insanlar ve ülkeler birbirlerine kurallar veya kotalar koymaya başlıyor.

Ticaret daha pahalı hale geldi ve ticaret hacmi azaldı. Bunun içinde çevresel etkiler de var. Dünyanın ağır sanayiden çekilmek istemesi ama buna mecbur olması da var. Dolayısıyla paranın pahalılaşması ülkelerin kendini koruma ihtiyaçlarına sebebiyet verdi. Bütün üretici ve satıcılar eskiden ilgilenmedikleri tonajlarla şu an çok yakından ilgileniyorlar. Eskiden ilgilenmedikleri işleri şu an kaçırmak istemiyorlar.

Mevcut ekonomik koşullar firmanızı ve hizmet verdiğiniz sektörleri nasıl etkiliyor, bu konuda ne gibi önlemler alınabilir?

Türk lirası-dolar kurunun geçtiğimiz sene boyunca stabil olmaması epey firmayı etkiledi, etkilemeye de devam edecek. Sönmezler olarak biz de çok mutlu değiliz ama bir kaybımız olmadı. Bundan güçlü çıkacağımızı düşünüyoruz. Finansman anlamında üretim ve organizasyon adına bizi etkileyen, yaralayan bir durum olmadı, kaldığımız yerden devam ediyoruz. Finansman enstrümanları ve hammaddeyle ilgili önlemlerimizi çoktan almıştık. Dolayısıyla personel azaltma veya fabrikayı küçültme gibi bir durum da söz konusu olmadı. Aksine büyüterek devam edeceğiz.

Türkiye’de yeni yatırım planlarınız var mı?

Var ama şu an sadece piyasaların normale dönmesini bekliyoruz, planlarımızı yaptık piyasa normale döndüğünde, hem demir çelik hem turizm anlamında farklı ürün grupları veya farklı hizmet grupları için yatırım planlarımız hazır.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

2018 yılı ülkemiz için zor bir dönem oldu. Çok şükür bunu da atlattık. İnşaat, turizm ve demir çelik fabrikamızla çalışmalarımıza tüm hızımızla devam ettik. #TürkiyeKazanacak sloganıyla ülkemiz ve ekonomimiz için bu esnada işlerimizi ve yatırımlarımızı artırmaya devam ediyoruz. Ülkemize olan aşkımız tüm yatırımlarımızı bu coğrafyaya aktarmamıza vesile olmaktadır.


Etiketler:
Türkiye , Avrupa , görüş , çelik üretimi | benzer haberler »