Primetals Technologies: Sürdürülebilir bir çelik sektörü için yatırım yapılmalı

Pazartesi, 13 Mayıs 2019 10:41:25 (GMT+3)   |   İstanbul
       

Primetals Technologies Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Tufan Songüler ile çelik üreticilerinin yatırım alışkanlıklarını ve son trendleri konuştuk.

Okuyucularımızı faaliyetleriniz ve Türkiye’deki projelerinizden bilgilendirebilir misiniz?

Demir çelik sektörünün öncü yatırım firmaları Mitsubishi-Hitachi Metals Machinery ve Siemens VAI’nın ortak girişimiyle kurulan firmamızda, müşterilerimize yeni yatırımlarında ve iyileştirme projelerinde destek olmaya devam etmekteyiz. Primetals Technologies, hissedarlarının sektördeki altmışar yıllık bilgi ve tecrübesi sayesinde, demir çelik sektöründe geniş bir yelpazeye hizmet verebilmektedir. Cevher ve ham metal üretiminden, elektrik ark ocaklı tesislere, uzun ve yassı mamul haddehanelerinden, galvaniz tesislerine kadar birbirinden farklı birçok üretim tesisini portföyümüzde bulundurmaktayız.

Türkiye yıllık 37,3 milyon ton ham çelik üretimi ile sektörde dünyanın önemli oyuncularından biri durumundadır ve haliyle teknoloji firmalarının da yakın ilgisini çekmektedir. Müşterilerimizle daha yakın temasta olunabilmesi ve daha iyi servis verilebilmesi için İstanbul’da Anonim Şirket yapısında ofis bulundurulmaktadır. Hissedar firmalarımız Türkiye’de birçok demir çelik sektörü yatırımında ana tedarikçi olarak rol almış ve bu misyonu devam ettirebilmek için Primetals Technologies adı altında yoğun çalışmalarına devam etmektedir.

Yurt içi devam eden projelerden kısaca bahsetmek gerekirse; galvaniz tesisi, asitleme ve tandem hattı iyileştirme projesi, sinter tesisi toz toplama projesi-MEROS, slab döküm makinası iyileştirme projesi, haddehane paketleme hattı ile birlikte diğer otomasyon iyileştirme projelerini sıralayabiliriz.

Çelik sektöründeki değişimlerden siz de etkileniyor olmalısınız. Çelik sektörünün mevcut durumu ve size etkileri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Çelik sektörünün yatırımlarında artış ya da düşüş görüyor musunuz?

Ülkemiz ekonomik dengelerindeki dönemsel değişiklikler, yüksek faiz oranları, bankaların bilançolarını artırma problemleri, çelik sektörü odak pazarlarındaki artan korumacı tutumlar; yatırımcıları tereddüde düşürmeye ve yatırım kararlarını ötelemelerine sebep olmaya maalesef devam etmektedir. Yurt dışı çelik üreticilerinden ve yatırımcılarından farklı olarak ülkemizde genellikle mamul fiyat ve arz artış dönemlerinde yatırım planları o dönem boyunca gündeme gelmekte, akabinde rüzgar tersine estiğinde planlar rafa kalkmaktadır. Örnek vermek gerekirse, yıllık bazda en çok satış gerçekleştirdiğimiz Çin, Japonya ve Almanya gibi pazarlarda fiyat ve arz-talep denge değişimlerinden bağımsız olarak fizibilite çalışmaları hazırlanabilmekte, yeni tesis kurmak ya da mevcut tesisleri iyileştirebilmek için beş senelik yatırım planları yapılabilmektedir.

Ülkemizde kapasite artırımı ya da yeni bir fabrika için niyetlenen ve söz konusu projenin yaklaşık iki-üç yıl süreceğini öngörebilen bir yatırımcı; tekerrür eden iki-üç aylık mamul fiyat düşüşünde yatırımdan vazgeçmektedir. Lakin kötü piyasaları fırsata çevirip yatırımını o dönemlerde gerçekleştiren üreticilerin, piyasaların artıya ivmelendiği dönemlerde tesislerini tam verimde çalıştırıp, fizibilite çalışmalarında planladığından da kısa sürede yatırımlarını geri döndürdüğü örnekleri bulunuyor.

Türkiye’deki müşterilerimiz çelik fiyat artışı dönemlerinde genellikle yeni tesisler için talep oluşturmakta, diğer dönemlerde ise genellikle iyileştirme-revizyon projeleri için talep oluşturmaktadır. Örnek vermek gerekirse, piyasaların iyi seyrettiğini söyleyebileceğimiz 2017’nin ikinci yarısı ve 2018’in birinci yarısını kapsayan toplam bir senelik referans dönemde, talep olarak ulaşan yaklaşık otuz adet projeden sadece %20’si fiiliyatta başlayabildi. 2018’in ikinci yarısının başlamasıyla birlikte yeni proje talebi duruldu ve yerlerini iyileştirme projelerine bıraktı. Talebin ve yatırımların devamlılığı, sürdürülebilir bir çelik sektörü için önem arz etmektedir.

Türkiye çelik üreticilerinin son dönem talepleri nasıl gelişiyor? Yeni yatırım trendleri nelerdir?

Yassı ve kangal üreticilerinin, inşaat çeliği üreticilerine kıyasla daha fazla kazanç sağlayabildiği dönem hala devam etmekte. Bu da bizlere yeni kangal haddehaneleri ve yassı tesis talepleri olarak doğrudan yansımakta. Özellikle kalın ebatlı kangal haddehaneleri için artan bir talep olduğunu gözlemliyoruz.

Çelik üreticileri, üretimlerini piyasa şartlarına bağlı olarak anlık yassı ve uzun mamule döndürebilen rakiplerinin avantajlarını fark ettiği için benzer konfigürasyonu kurmak istediğindeler. Tesisin ilk kurulumunda bu altyapı öngörülmediyse, sonradan düzenlemek kolay olmasa da bunun ulaşılmak istenen bir konsept olduğunu ifade edebiliriz.

Amerika ve AB’nin ek vergi ve kotaları öncesinde soğuk haddehane ve galvaniz tesisi gibi proses hatlarına yoğun bir talep vardı ve projelerin büyük bölümünün gerçekleştiğini gözlemledik. Yeni yıl ile birlikte benzer yassı proses hatları için talebin azaldığını söyleyebiliriz.

Birçok firma yüzünü kaliteli çelik üretimine dönmeye çalışıyor. Bunun trend haline geldiği söylenebilir. Bundan beş sene öncesine kadar tam anlamıyla kaliteli çelik üretimi yapan sadece iki firma sayabiliyorken, bugün en az beş firma kaliteli çelik üretebiliyor. Bu sayının daha da artması için yeni yatırım planları olduğunu da gözlemliyoruz.

Globalde yeni yatırım trendleri nelerdir?

Konvansiyonelden farklı olarak yeni teknoloji hurda beslemeli elektrik ark ocaklarında artan bir talep söz konusu. Primetals Technologies olarak 2018 yılı içerisinde globalde 10 adet EAF Quantum satışı gerçekleştirildi. EAF Quantum kirli bara enerji şebeke hattında daha az darbeyle çalışabilen yeni teknoloji ürünümüz. Şarj edilen hurdanın sistem enerji altındayken ısıtılarak kesintisiz bir şekilde beslenmesi sayesinde operasyonel maliyetlerde %20’lere ulaşan tasarruf sağlanabilmektedir. Yeni ek talepler de düşünüldüğünde EAF Quantum’un trend haline geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

İnce sıcak sac üretimi talebinde artış gözlemliyoruz. Türkiye’deki sıcak sac haddehanelerinde minimum 1,1 mm kalınlığa kadar ve ince ebatlarda çok kısıtlı kapasitede üretim yapılabiliyor. İnce sıcak sac üretim teknolojimiz Arvedi ESP sayesinde tesis kapasitesinin %50’sinden fazlası 2 mm’den ince ebatlara kullanılabiliyor. Ekim 2018 itibarıyla iyi müşterimiz Rizhao firmasının Çin’deki tesislerinde 0,6 mm kalınlığında sıcak sac üretimi gerçekleştirildi. Toplamda 9 adet Arvedi ESP hattı için kontrat imzalandı ve bunların beş tanesi endüstriyel üretimine devam etmekte.

Yeni çevre regülasyonları göz önünde bulundurulduğunda yeni toz toplama sistemlerine talebin arttığını gözlemliyoruz. Özellikle yüksek fırın toz toplama sistemimiz-MERIM ve sinter tesisi toz toplama sistemimiz-MEROS için yoğun bir talep söz konusu. Bu sistemler yeni proses teknolojileri sayesinde, artan çevre hassasiyetine cevap verebilmekte.

Yeni kangal hatlarına globalde de talep var. Ayrıca iş güvenliği bilincindeki artış, tesislerde operasyonu takip ve müdahale isteği, maliyetleri kontrol altında tutma ve üretimi artırma amacı müşterilerimizi metalürjik servislere yatırım yapmaya yönlendirmekte. Smart sensörler, robotik kollar, bakım takip sistemleri, endüstri 4.0 gibi paketler, Metalürjik Servis adı altında yoğun talep görmektedir. Otomasyon revizyon ve iyileştirme projelerinin de son dönem trendlerden olduğunu söyleyebiliriz.


Etiketler:
Avrupa , çelik üretimi | benzer haberler »