Galva Metal: Öngörülü alım yaparak AB kotasından en yüksek oranda faydalanmayı hedefliyoruz

Perşembe, 03 Ekim 2019 10:34:05 (GMT+3)   |   İstanbul
       

Galva Metal Süreç Geliştirme ve Satın Alma Müdürü Banu Küner ile dergimizin odak konu bölümü için galvanizli sektörü ve korumacılık üzerine sohbet ettik.

Standart ürün gamınız ve hedef sektörleriniz nelerdir?

Ağırlıklı olarak galvanizli ve boyalı saclar olmak üzere, yassı çelik sektöründeki hemen her ürün grubunda faaliyet göstermekteyiz. Son yaptığımız Soğuk Haddeleme Hattı ve Kalın Boy Kesme Hattı yatırımlarımızın devreye girmesiyle soğuk haddelenmiş (CR), asitli sıcak haddelenmiş (HRP) ve sıcak haddelenmiş (HR) saclarda da faaliyetlerimiz ciddi oranda artmıştır.

Kartepe/Kocaeli mevkiinde 15.000 m2’lik alanda faaliyet gösteren Çelik Servis Merkezi tesislerimizde 0,15 mm’den 5,00 mm’ye kadar dilme, 0,20 mm’den 6,00 mm’ye kadar boy kesme, gofrajlı levha ve bant, 0,60 mm’ye kadar trapez ve oluklu levha üretimi yapmaktayız. Üretimden satışlarımız yıllar içinde artış göstermektedir. Gerek üreticilere gerek son kullanıcılara fason dilme ve boy kesme hizmeti de vermekteyiz. 

Üretimin yanında rulo satışlarımızla hem yurt içi piyasada, hem ihracatta, hem de transit ticarette faaliyet göstermekteyiz. Tesisimizde ortalama 10.000 ton stok bulundurulmakta olup stok çeşitliliğine büyük önem verilmektedir. Standart ürün olarak tabir edilen Dx51 kalite malzemelerin ötesinde; yüksek mukavemet talep edilen ağırlıklı olarak prefabrik yapı ve raf üretimi sektörlerine yönelik S kalite (S280, S320, S350 ), otomotiv sektörüne yönelik yine S ve HX kalite ürünler, formlama imkanlarının daha yüksek olduğu DX52, Dx53 Dx54 kalite ürünler, solar sistem ve silo üretimi de dahil olmak üzere korozyon direncine önem verilen sektörlere yönelik yüksek çinko kaplamalı ürünler (Z1200’e kadar temin edilebilmektedir), pürüzsüz yüzey taleplerine yönelik C yüzey ürünler, muhtelif RAL kodlarında ve muhtelif ebatlarda boyalı saclar stoklarımızda bulundurulmaktadır.

Firmanızı farklı kılan özellikler nelerdir?

Bu soruyu hem şirket vizyonu hem de üretim kabiliyetleri açısından değerlendirmemiz gerekir.

Öncelikle şirket felsefemizden bahsetmek isterim: Mutlu çalışanlardan oluşan bir şirketin mutlu müşterileri olacağına inanıyoruz. İnsana verilen değeri hep üst düzeyde tutmaya, genç ya da kendini genç hisseden, dinamik, işini severek yapan, sürekli öğrenen arkadaşlarla çalışmaya önem veriyoruz. Bu vesileyle tüm birimlerimizle takım halinde müşteri memnuniyetini en üst düzeyde sağlamayı hedefliyoruz.  Hem teknolojik hem sistematik gelişmelere açık, yenilikçi, çözüm odaklı olmaya önem veriyoruz.

Bir Çelik Servis Merkezi olarak 80’in üzerinde ülkeye ihracat yapan, yaptığı ihracatla sektörün ana üreticileriyle birlikte ödül alan tek firmayız. 9 farklı dilde ana dil seviyesinde iletişim kurabilen çalışanlarımızla; hem tedarikçi hem müşteri tarafında dünya çapında bağlantılarımızla benzerlerimizden oldukça farklı bir noktada olduğumuzu düşünüyorum. Romanya ve Bulgaristan’daki şirketlerimiz, %35 Alman ortaklı yapımız da; sektöre dünya çapında değer katan konumumuzu desteklemektedir.

Üretim kabiliyetlerine gelecek olursak; zoru başarmak, herkesin yapamadığını yapmak üretimimizin temellerini oluşturuyor. En ince ve en dar üretimlerden başlayarak, 16 metrelik loop çukurumuzun getirdiği avantaj ile en yüksek çaplarda dilme yapabilen üretim hatlarımız ve konusunda uzman üretim ve sevkiyat kadromuzla oldukça güçlü bir konumdayız. Bununla birlikte; ürünlerimizi sürekli geliştirmeye ve çeşitlendirmeye yönelik yatırımlarımız da devam etmektedir.

Hizmet verdiğiniz sektörlerde mevcut talebi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hepimizin malumu olduğu üzere yurt içinde inşaat sektöründe ciddi daralma yaşandı. Ana faaliyet gösterdiğimiz bu sektördeki daralmaya rağmen; gerek yaptığımız yeni yatırımların ürün çeşitliliğimizi artırmasıyla farklı sektörlerdeki faaliyetlerimizi artırmamız, gerekse inşaat sektöründe tercih edilme oranımızın artmasıyla; tüm olumsuz piyasa koşullarına rağmen yurt içi satışlarımızda hedeflerimizi gerçekleştiriyoruz. Talebin daraldığı ve ülkemiz ekonomik koşullarının güçleştiği bu dönemde firmamızın finansal yapısının güçlü olması ve malzeme tedariki konusunda hiçbir sıkıntı yaşanmaması da pazar payımızın artmasında önemli bir faktör olmuştur.

İhracat tarafında ise; AB’nin çelik ürünlerine getirdiği kota uygulaması; galvanizli ürünlerde çok fazla etkilememekle birlikte; boyalı ürünlerde oldukça kısıtlayıcı oldu. Buna rağmen; oturmuş müşteri portföyümüze yönelik öngörülü alım yapıp hızlı sevk ederek kotadan en yüksek oranda faydalanmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte AB’nin kota uygulamalarına yönelik genel değerlendirmesinin sonuçlarını da yakından takip ediyor olacağız.

Diğer taraftan 2018 Ağustos ayından itibaren ABD’nin Türkiye’den çelik ithalatına da %25 üzerine ilave %25 vergi getirmesi ile birlikte ABD yassı çelik ihracatları tamamen durdu. Bu yıl mayıs ayında ilave %25 vergi geri çekilmekle birlikte önceki %25 vergi uygulaması devam ediyor. ABD iç piyasasındaki fiyatların düşüklüğü ve yerli üreticilerin kapasite kullanım oranlarını artırması; halen ABD’ye ihracatın başlayamamış olmasına neden olsa da ilerleyen günlerde bu pazarda tekrar fırsatlar çıkabileceğini düşünüyor ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Diğer taraftan; yeni pazarlar ve yeni müşteriler kazanmak yolunda araştırma ve pazarlama faaliyetlerimiz, müşteri ziyareti ve fuar katılımlarımız da yoğun bir şekilde devam etmekte ve yeni müşteriler portföyümüze kazandırılmaktadır.

Galvaniz ve boyalı sac fiyatlarının nasıl bir seyir izleyeceğini düşünüyorsunuz?

Son dönemde gerek demir cevheri, gerekse hurda fiyatlarında düşüş gözleniyor. Bu durumun bir süre daha devam edeceği yönünde öngörüler var. Sıcak sac fiyatlarının 500 $’ın biraz altına kadar inmesi beklentisindeyiz. Buna bağlı olarak galvanizli ve boyalı saclarda da aynı oranda düşüş olacağını düşünüyoruz. Diğer taraftan ürünün fiyatını etkileyen başka faktörler de var. Makro ve mikro ekonomik göstergeler, özellikle kurlardaki ve faiz oranlarındaki gelişmeler piyasadaki talebi doğrudan etkiliyor. Faiz indirimiyle borçlanma maliyetlerinin azalması, kurların da düşük seyretmesi piyasada ılık rüzgarlar estirmekte fakat bu durumun ne kadar süreceği çok net değil zira dolar kurunun dünya çapındaki gelişmelere bağlı olarak (FED’ in faiz indirim oranını beklenenden düşük tutması, Arjantin’deki gelişmeler, Çin-ABD ilişkilerindeki gelişmeler vb) yükselme ihtimali de bulunmakta. Ekonomik koşullar olumlu seyrederse talep artışına yol açabilir, bu dönemlerde de sıcak üreticilerinin girdi maliyetleri düşse bile fiyatları artırma eğiliminde olduğunu biliyoruz.

Diğer taraftan özellikle AB boyalı sac kotasının eylül ayı sona ermeden biteceği beklentisi üretici ve ihracatçıları zorlayabilir, toplam talepte azalma yaşanabilir, bu durum da fiyatların düşmesi yönündeki beklentiyi destekler.

Sizce Türkiye’de galvanizli sektörünün öncelikli olan ve çözülmesi gereken sorunları neler?

Bizce en önemli sorun sıcak sac üretimindeki kısıtlar ve cevherden üretimin tek elden devam ediyor olması. Bununla ilgili AKÇT anlaşmasının ülkemize getirdiği kısıtlar ülkemizin çelik sektöründe potansiyelini tam olarak gösterememesine neden oluyor.

En önemli sorunlardan bir diğeri ise; toplam galvaniz üretim miktarı hızla artmakla birlikte; ağırlıklı olarak standart ürünlerin üretilmesi, yüksek mukavemetli, Z600 ve üzeri yüksek galvaniz kaplamalı üretimlerin, 4 mm üzeri kalın galvanizli üretimlerin yapılamaması; yine boyalı ürünlerde de ağırlıklı olarak standart üretim yapılması, mevcut hatların büyük kısmının yüksek kaplamalı ve özel laminasyonlu vb ürünler üretmeye uygun olmaması diyebiliriz.

Diğer önemli bir sorun da; ağırlıklı olarak AB’li üreticilerin A-2, A-3, A-4 kalite ürünlerinin vergiye maruz kalmadan Türkiye’ye ihraç edilmesi ve yurt içinde A-1 kalite fiyatlarına satılabilmesi. Haksız rekabete yol açan bu durumun engellenmesi için üreticilerin daha aktif rol almasını beklemekteyiz.

Son zamanlarda dünya genelinde artan korumacılığı düşündüğünüzde galvanizli ve boyalı sac için dış piyasalarda rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yukarıda bahsettiğimiz korumacı önlemler doğal olarak dış pazarda rekabeti oldukça artırdı. Türk ürünlerine nazaran daha düşük kalitede olmasına rağmen Hint sacları gerek düşük fiyatları, gerekse AB kotalarından daha fazla pay almasıyla AB pazarındaki hakimiyetini artırdı. Hepimizin malumu ülkemizin en önemli avantajı; AB’ye olan yakınlığı; dolayısıyla hızlı sevkiyatlarla bizlere de fırsatlar yaratsa da kota düşüklüğü ihracatımız için çok büyük bir sorun. Diğer taraftan AB iç pazarında da otomotiv sektöründe belirsizlik ve talepte düşüklük devam ediyor. Avrupalı üreticiler talepteki bu daralmaya karşılık fiyatları düşürmek istemedikleri için kapasitelerini kısarak atlatmaya çalıştılar fakat son dönemde sıcak sac fiyatlarının 485 € seviyelerine düştüğünü görüyoruz. AB’deki küçük alıcılar kota risklerini almak istemedikleri için taleplerini yerli üreticilerden karşılamayı tercih ediyorlar.

ABD piyasasında da 2018 Temmuz ayından itibaren başlayan fiyat düşüşü devam ediyor. Geçen yıl 900 $’ın üzerine çıkan fiyatların günümüzde 600 $’ın altında seyrettiğini görüyoruz. US Steel Corporation firmasının geçen yıl devreye aldığı iki yüksek fırınının kapasitelerini bu yıl kıstığını biliyoruz. Üreticiler fiyatları artırmaya çalışsa da alıcılar fiyatların daha da düşebileceğini düşünerek talepte temkinli yaklaşıyorlar, bu durum üreticilerin stoklarında artışa neden oluyor.

Standart ürün gamınız ve hedef sektörleriniz nelerdir?

Ağırlıklı olarak galvanizli ve boyalı saclar olmak üzere, yassı çelik sektöründeki hemen her ürün grubunda faaliyet göstermekteyiz. Son yaptığımız Soğuk Haddeleme Hattı ve Kalın Boy Kesme Hattı yatırımlarımızın devreye girmesiyle soğuk haddelenmiş (CR), asitli sıcak haddelenmiş (HRP) ve sıcak haddelenmiş (HR) saclarda da faaliyetlerimiz ciddi oranda artmıştır.

Kartepe/Kocaeli mevkiinde 15.000 m2’lik alanda faaliyet gösteren Çelik Servis Merkezi tesislerimizde 0,15 mm’den 5,00 mm’ye kadar dilme, 0,20 mm’den 6,00 mm’ye kadar boy kesme, gofrajlı levha ve bant, 0,60 mm’ye kadar trapez ve oluklu levha üretimi yapmaktayız. Üretimden satışlarımız yıllar içinde artış göstermektedir. Gerek üreticilere gerek son kullanıcılara fason dilme ve boy kesme hizmeti de vermekteyiz. 

Üretimin yanında rulo satışlarımızla hem yurt içi piyasada, hem ihracatta, hem de transit ticarette faaliyet göstermekteyiz. Tesisimizde ortalama 10.000 ton stok bulundurulmakta olup stok çeşitliliğine büyük önem verilmektedir. Standart ürün olarak tabir edilen Dx51 kalite malzemelerin ötesinde; yüksek mukavemet talep edilen ağırlıklı olarak prefabrik yapı ve raf üretimi sektörlerine yönelik S kalite (S280, S320, S350 ), otomotiv sektörüne yönelik yine S ve HX kalite ürünler, formlama imkanlarının daha yüksek olduğu DX52, Dx53 Dx54 kalite ürünler, solar sistem ve silo üretimi de dahil olmak üzere korozyon direncine önem verilen sektörlere yönelik yüksek çinko kaplamalı ürünler (Z1200’e kadar temin edilebilmektedir), pürüzsüz yüzey taleplerine yönelik C yüzey ürünler, muhtelif RAL kodlarında ve muhtelif ebatlarda boyalı saclar stoklarımızda bulundurulmaktadır.

Firmanızı farklı kılan özellikler nelerdir?

Bu soruyu hem şirket vizyonu hem de üretim kabiliyetleri açısından değerlendirmemiz gerekir.

Öncelikle şirket felsefemizden bahsetmek isterim: Mutlu çalışanlardan oluşan bir şirketin mutlu müşterileri olacağına inanıyoruz. İnsana verilen değeri hep üst düzeyde tutmaya, genç ya da kendini genç hisseden, dinamik, işini severek yapan, sürekli öğrenen arkadaşlarla çalışmaya önem veriyoruz. Bu vesileyle tüm birimlerimizle takım halinde müşteri memnuniyetini en üst düzeyde sağlamayı hedefliyoruz.  Hem teknolojik hem sistematik gelişmelere açık, yenilikçi, çözüm odaklı olmaya önem veriyoruz.

Bir Çelik Servis Merkezi olarak 80’in üzerinde ülkeye ihracat yapan, yaptığı ihracatla sektörün ana üreticileriyle birlikte ödül alan tek firmayız. 9 farklı dilde ana dil seviyesinde iletişim kurabilen çalışanlarımızla; hem tedarikçi hem müşteri tarafında dünya çapında bağlantılarımızla benzerlerimizden oldukça farklı bir noktada olduğumuzu düşünüyorum. Romanya ve Bulgaristan’daki şirketlerimiz, %35 Alman ortaklı yapımız da; sektöre dünya çapında değer katan konumumuzu desteklemektedir.

Üretim kabiliyetlerine gelecek olursak; zoru başarmak, herkesin yapamadığını yapmak üretimimizin temellerini oluşturuyor. En ince ve en dar üretimlerden başlayarak, 16 metrelik loop çukurumuzun getirdiği avantaj ile en yüksek çaplarda dilme yapabilen üretim hatlarımız ve konusunda uzman üretim ve sevkiyat kadromuzla oldukça güçlü bir konumdayız. Bununla birlikte; ürünlerimizi sürekli geliştirmeye ve çeşitlendirmeye yönelik yatırımlarımız da devam etmektedir.

Hizmet verdiğiniz sektörlerde mevcut talebi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hepimizin malumu olduğu üzere yurt içinde inşaat sektöründe ciddi daralma yaşandı. Ana faaliyet gösterdiğimiz bu sektördeki daralmaya rağmen; gerek yaptığımız yeni yatırımların ürün çeşitliliğimizi artırmasıyla farklı sektörlerdeki faaliyetlerimizi artırmamız, gerekse inşaat sektöründe tercih edilme oranımızın artmasıyla; tüm olumsuz piyasa koşullarına rağmen yurt içi satışlarımızda hedeflerimizi gerçekleştiriyoruz. Talebin daraldığı ve ülkemiz ekonomik koşullarının güçleştiği bu dönemde firmamızın finansal yapısının güçlü olması ve malzeme tedariki konusunda hiçbir sıkıntı yaşanmaması da pazar payımızın artmasında önemli bir faktör olmuştur.

İhracat tarafında ise; AB’nin çelik ürünlerine getirdiği kota uygulaması; galvanizli ürünlerde çok fazla etkilememekle birlikte; boyalı ürünlerde oldukça kısıtlayıcı oldu. Buna rağmen; oturmuş müşteri portföyümüze yönelik öngörülü alım yapıp hızlı sevk ederek kotadan en yüksek oranda faydalanmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte AB’nin kota uygulamalarına yönelik genel değerlendirmesinin sonuçlarını da yakından takip ediyor olacağız.

Diğer taraftan 2018 Ağustos ayından itibaren ABD’nin Türkiye’den çelik ithalatına da %25 üzerine ilave %25 vergi getirmesi ile birlikte ABD yassı çelik ihracatları tamamen durdu. Bu yıl mayıs ayında ilave %25 vergi geri çekilmekle birlikte önceki %25 vergi uygulaması devam ediyor. ABD iç piyasasındaki fiyatların düşüklüğü ve yerli üreticilerin kapasite kullanım oranlarını artırması; halen ABD’ye ihracatın başlayamamış olmasına neden olsa da ilerleyen günlerde bu pazarda tekrar fırsatlar çıkabileceğini düşünüyor ve gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Diğer taraftan; yeni pazarlar ve yeni müşteriler kazanmak yolunda araştırma ve pazarlama faaliyetlerimiz, müşteri ziyareti ve fuar katılımlarımız da yoğun bir şekilde devam etmekte ve yeni müşteriler portföyümüze kazandırılmaktadır.

Galvaniz ve boyalı sac fiyatlarının nasıl bir seyir izleyeceğini düşünüyorsunuz?

Son dönemde gerek demir cevheri, gerekse hurda fiyatlarında düşüş gözleniyor. Bu durumun bir süre daha devam edeceği yönünde öngörüler var. Sıcak sac fiyatlarının 500 $’ın biraz altına kadar inmesi beklentisindeyiz. Buna bağlı olarak galvanizli ve boyalı saclarda da aynı oranda düşüş olacağını düşünüyoruz. Diğer taraftan ürünün fiyatını etkileyen başka faktörler de var. Makro ve mikro ekonomik göstergeler, özellikle kurlardaki ve faiz oranlarındaki gelişmeler piyasadaki talebi doğrudan etkiliyor. Faiz indirimiyle borçlanma maliyetlerinin azalması, kurların da düşük seyretmesi piyasada ılık rüzgarlar estirmekte fakat bu durumun ne kadar süreceği çok net değil zira dolar kurunun dünya çapındaki gelişmelere bağlı olarak (FED’ in faiz indirim oranını beklenenden düşük tutması, Arjantin’deki gelişmeler, Çin-ABD ilişkilerindeki gelişmeler vb) yükselme ihtimali de bulunmakta. Ekonomik koşullar olumlu seyrederse talep artışına yol açabilir, bu dönemlerde de sıcak üreticilerinin girdi maliyetleri düşse bile fiyatları artırma eğiliminde olduğunu biliyoruz.

Diğer taraftan özellikle AB boyalı sac kotasının eylül ayı sona ermeden biteceği beklentisi üretici ve ihracatçıları zorlayabilir, toplam talepte azalma yaşanabilir, bu durum da fiyatların düşmesi yönündeki beklentiyi destekler.

Sizce Türkiye’de galvanizli sektörünün öncelikli olan ve çözülmesi gereken sorunları neler?

Bizce en önemli sorun sıcak sac üretimindeki kısıtlar ve cevherden üretimin tek elden devam ediyor olması. Bununla ilgili AKÇT anlaşmasının ülkemize getirdiği kısıtlar ülkemizin çelik sektöründe potansiyelini tam olarak gösterememesine neden oluyor.

En önemli sorunlardan bir diğeri ise; toplam galvaniz üretim miktarı hızla artmakla birlikte; ağırlıklı olarak standart ürünlerin üretilmesi, yüksek mukavemetli, Z600 ve üzeri yüksek galvaniz kaplamalı üretimlerin, 4 mm üzeri kalın galvanizli üretimlerin yapılamaması; yine boyalı ürünlerde de ağırlıklı olarak standart üretim yapılması, mevcut hatların büyük kısmının yüksek kaplamalı ve özel laminasyonlu vb ürünler üretmeye uygun olmaması diyebiliriz.

Diğer önemli bir sorun da; ağırlıklı olarak AB’li üreticilerin A-2, A-3, A-4 kalite ürünlerinin vergiye maruz kalmadan Türkiye’ye ihraç edilmesi ve yurt içinde A-1 kalite fiyatlarına satılabilmesi. Haksız rekabete yol açan bu durumun engellenmesi için üreticilerin daha aktif rol almasını beklemekteyiz.

Son zamanlarda dünya genelinde artan korumacılığı düşündüğünüzde galvanizli ve boyalı sac için dış piyasalarda rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yukarıda bahsettiğimiz korumacı önlemler doğal olarak dış pazarda rekabeti oldukça artırdı. Türk ürünlerine nazaran daha düşük kalitede olmasına rağmen Hint sacları gerek düşük fiyatları, gerekse AB kotalarından daha fazla pay almasıyla AB pazarındaki hakimiyetini artırdı. Hepimizin malumu ülkemizin en önemli avantajı; AB’ye olan yakınlığı; dolayısıyla hızlı sevkiyatlarla bizlere de fırsatlar yaratsa da kota düşüklüğü ihracatımız için çok büyük bir sorun. Diğer taraftan AB iç pazarında da otomotiv sektöründe belirsizlik ve talepte düşüklük devam ediyor. Avrupalı üreticiler talepteki bu daralmaya karşılık fiyatları düşürmek istemedikleri için kapasitelerini kısarak atlatmaya çalıştılar fakat son dönemde sıcak sac fiyatlarının 485 € seviyelerine düştüğünü görüyoruz. AB’deki küçük alıcılar kota risklerini almak istemedikleri için taleplerini yerli üreticilerden karşılamayı tercih ediyorlar.

ABD piyasasında da 2018 Temmuz ayından itibaren başlayan fiyat düşüşü devam ediyor. Geçen yıl 900 $’ın üzerine çıkan fiyatların günümüzde 600 $’ın altında seyrettiğini görüyoruz. US Steel Corporation firmasının geçen yıl devreye aldığı iki yüksek fırınının kapasitelerini bu yıl kıstığını biliyoruz. Üreticiler fiyatları artırmaya çalışsa da alıcılar fiyatların daha da düşebileceğini düşünerek talepte temkinli yaklaşıyorlar, bu durum üreticilerin stoklarında artışa neden oluyor.

2019’un ilk yarısı nasıl geçti, yılın devamı için beklentileriniz neler?

İlk çeyrekte toplam satışlarda hedeflerimizi gerçekleştirmekle birlikte ikinci çeyrekte hem iç pazardaki daralma hem ihracatta korumacı önlemler sonucu bir miktar altında kaldık. Fakat yılın ikinci yarısında; yatırımlarımız tam olarak devreye girmiş olup özellikle iç piyasada bu hatlara yönelik yüksek potansiyele sahip yeni müşteriler kazanıp iç pazarda ciddi oranda artış sağlanmıştır. Aynı zamanda; AB kotalarının yeni devresinin başlamasıyla boyalı ihracatımıza tekrar başlamış olup toplam satışlarımız hedeflerimizin üzerinde gerçekleşmektedir. Üçüncü çeyrekte de hedefimizi gerçekleştireceğimizi, bu başarı trendinin devam edeceğini ve yıl sonu satış ve üretim hedeflerimizi geçen yılın üzerine çıkarak yakalayacağımızı öngörüyoruz.

İlk çeyrekte toplam satışlarda hedeflerimizi gerçekleştirmekle birlikte ikinci çeyrekte hem iç pazardaki daralma hem ihracatta korumacı önlemler sonucu bir miktar altında kaldık. Fakat yılın ikinci yarısında; yatırımlarımız tam olarak devreye girmiş olup özellikle iç piyasada bu hatlara yönelik yüksek potansiyele sahip yeni müşteriler kazanıp iç pazarda ciddi oranda artış sağlanmıştır. Aynı zamanda; AB kotalarının yeni devresinin başlamasıyla boyalı ihracatımıza tekrar başlamış olup toplam satışlarımız hedeflerimizin üzerinde gerçekleşmektedir. Üçüncü çeyrekte de hedefimizi gerçekleştireceğimizi, bu başarı trendinin devam edeceğini ve yıl sonu satış ve üretim hedeflerimizi geçen yılın üzerine çıkarak yakalayacağımızı öngörüyoruz.


Son Tarihli İlgili Haberler

Türkiye’de yerli hurda fiyatları liranın değer kaybı nedeniyle güncellendi

Ferriola: ABD’de talep olumsuzluklara karşın gücünü nispeten koruyor

Hindistan’da küçük ve büyük üreticilerin inşaat demiri fiyatları arasındaki fark altı ayın en düşük seviyesinde

Tayvan yerel piyasasında inşaat demiri fiyatları - Hafta 42

Tayvan yerel piyasasında filmaşin fiyatları - Hafta 42