TÇÜD: 2019 yılında yaşanan ciddi sıkıntılara rağmen 2020 yılından ümitliyiz

Pazartesi, 13 Ocak 2020 15:24:00 (GMT+3)   |   İstanbul
       

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan ile 2019 yılını ve 2020 beklentilerini konuştuk.

2018 yılının ardından 2019 yılı da çelik sektörümüz için zor bir yıl oldu. Başkan Trump’ın, 2018 yılının Ağustos ayında Türkiye’ye yönelik koruma tedbiri vergilerini yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarması ve Türkiye’ye karşı finansal sıkıntılar yaratabilecek eylemlere girişmesi sonrasında, Türk ekonomisinde ortaya çıkan belirsizliğin, dayanıklı tüketim malları, otomotiv, konut gibi sektörler başta olmak üzere, çok sayıda çelik tüketicisi sektörü olumsuz yönde etkilemesi sebebiyle, yılın ikinci yarısında yurt içi çelik tüketimi yüzde 38 oranında geriledi. İlk yarıdaki olumlu tüketim performansı sayesinde, ikinci yarıdaki tüketim düşüşü, 2018 yılının tamamına yüzde 14,9’luk düşüş olarak yansıdı. Ancak çelik sektörümüz yurt içi tüketimdeki bu kayıpları, yılın ikinci yarısında yüzde 50, yılın tamamında ise yüzde 20,5 ihracat artışı sayesinde dengeleme imkânı bulabildi. Çelik üretimindeki gerileme yüzde 0,6 seviyesinde kaldı ve 37,3 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleşti.

2019 yılında, 2018 yılının ikinci yarısında başlayan ve son çeyrekte daha da derinleşen yurt içi tüketimdeki gerileme devam etti. Bu gerilemenin seçimlerden sonra alınacak tedbirlerle dengelenmesi bekleniyordu. Ancak seçim sürecinin İstanbul seçimleri sebebiyle uzaması, ekonomik istikrar tedbirlerinin uygulamaya aktarılması ve ekonomide yeni dengelerin oluşturulması çalışmalarının ertelenmesine yol açtı. Yılın ikinci yarısından itibaren alınan tedbirler sayesinde, belirsizliğin kademeli bir şekilde ortadan kalkma sürecine girdiği, beyaz eşya, otomotiv ve inşaat sektörü gibi, çelik tüketicisi sektör göstergelerinin olumlu bir seyir izlemeye başladığı görüldü.

2019 yılının ikinci yarısında, tüketimdeki iyileşme sayesinde, yılın ilk aylarında yüzde 43 seviyesine kadar ulaşan tüketim düşüşü, gevşemeye başladı. Tüketimdeki olumlu gelişmenin tersine, düşük seviyedeki 2018 yılı ilk yarı rakamlarının da etkisi ile 2019 yılının ilk yarısında ihracatımız hem miktar hem de değer yönünden artış gösterdi. Ancak geçen yıl yüzde 50 ihracat yaşanan ikinci yarıya kıyasla, 2019 yılı ihracatı gerileme eğilimine girmeye başladı.

Türk çelik sektörü, ihracattaki düşüşü yurt içi talepteki iyileşme ile telafi etmeye çalıştı. Ancak, yurt içi talepteki iyileşme son aylarda ithalatta gözlenen artış nedeniyle üretimdeki gerilemeyi durdurmaya yetmedi. Bugün geldiğimiz noktada, koruma önlemleri sebebiyle, yeni ihraç pazarlarının bulunması ihtiyacı ağırlık kazanmaya başladı. Bu yönde önemli adımlar da atıldı. Bu adımların 2020 yılında devam edeceğini öngörüyoruz.

Korumacı yaklaşımlar, diğer birçok ülkenin de çelik ürünlerine uyguladıkları vergi oranlarını artırmalarına veya bu ürünlere karşı çeşitli koruma önlemleri almalarına neden oldu. Bu durum bir taraftan koruma tedbiri alan ülkelere yönelik ihracatı zorlaştırır iken, diğer taraftan da, bu ülkelerde kapasite kullanım oranları artış gösteren üreticilerin, uluslararası piyasalara yönelmesine imkân sağlayarak, ihracatımızı olumsuz yönde etkilemeye başladı. Tüm dünyada, ülkelerin çelik sektörlerini korumak adına, yoğun tedbirler aldığı ve sadece 2019 yılında dünya çelik sektöründe bu kapsamda 101 adet koruma tedbiri, damping, telafi edici işlem vergisi uygulamaları ile soruşturmaların yürürlüğe konulduğu dikkate alındığında, tamamen korumasız olan sektörümüzde mütekabiliyet kapsamında karşı tedbir alınması dahil, herhangi bir önlem alınmamış olması rahatsızlığa yol açtı.

Yaşanan ciddi ölçüdeki tüketim daralmasına rağmen, ithalatın yurt içi tüketimdeki payının artmaya devam etmesi, son dönemde yapılan yatırımlar ile oluşturulan kapasitelerin boş kalması ve yeni yatırım çalışmalarının askıya alınması sonucunu doğurmuş bulunuyor. Tüm bu gelişmeler ülkemizde üretimin ve buna bağlı olarak kapasite kullanım oranının düşmesine neden oluyor. Halen yüzde 10,4 oranında azalmış bulunan ham çelik üretiminde kayıpların süratle telafi edilmesine ve 2020 yılında doğrudan ve dolaylı 300 bin civarında kişiye istihdam sağlayan, Türkiye ekonomisi ve sanayisi için stratejik öneme sahip olan çelik sektörünün, süratle 2017 yılı kapasite kullanım oranlarına ulaşmasına ihtiyaç duyuyoruz.

Çelik sektörümüz bu hedefe ulaşabilmek için üzerine düşeni fazlası ile yapıyor. Ürün çeşitlendirmesine gidiyor. Yüksek katma değerli ürünlerin üretimine yönelik çalışmalarını hızlandırıyor.

Son aylarda gözlenen artışlara rağmen, 2019 yılında tüketimin yüzde 17 civarında gerileyeceğini, 2020 yılında ise tüketimdeki iyileşmenin devam ederek 2018 yılı seviyelerini aşacağını öngörüyoruz. İthalata karşı tedbir alma konusunda daha fazla mütereddit kalınmaması, tüketimdeki iyileşmenin ithalata değil, yurt içi üretime yönelmesinin sağlanması, sadece çelik sektörümüz için değil, cari işlem dengesinde açık vermeye yeniden dönülmemesi için de büyük önem taşıyor.

Aksi takdirde, koruma tedbirleri yüzünden ihracatımız azalır iken, ithalatımızın artmasından endişe duyuyoruz. Tüm olumsuzluklara rağmen, 2019 yılında dünya çelik sektörü büyürken, yüzde 10 küçülmeyle dünya çelik sektöründen negatif yönde ayrışan çelik sektörümüzün, 2020 yılında bu defa, yurt içi tüketimde sağlanacak artış sayesinde, dünya çelik sektörü ortalamasından daha hızlı bir şekilde büyüyeceğini öngörüyoruz.


Son Tarihli İlgili Haberler

Türkiye inşaat demiri spot piyasasında fiyatlar daha da düştü

Tayvan'ın ana metal üretimi Aralık ayında aylık %3 arttı

Avrupa ticari araç kayıtları 2019 yılında %2,5 artış gösterdi

Türkiye’de kaynaklı boru fiyatları sabit, piyasada temkinli bir hava var

Türkiye’de yerli hurda alım fiyatları beklendiği üzere düştü