YİSAD toplantısında katılımcılar yassı çelik piyasasının mevcut durumunu ve geleceğini yorumladı

Perşembe, 10 Haziran 2021 12:28:01 (GMT+3)   |   İstanbul
       

9 Haziran’da Yassı Çelik İhracat ve Sanayicileri Derneği’nin (YİSAD) SteelOrbis ile ortak olarak gerçekleştirdiği Yassı Çelik Sohbeti başlıklı online toplantıya 500’ün üzerinde katılım oldu. Konuşmacılar, YİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Demiruz, Çolakoğlu Metalurji Genel Müdürü Uğur Dalbeler, Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Yıldız, Borçelik Genel Müdürü Kerem Çakır, Tat Metal Genel Müdürü Remzi Örnek, Galex International Genel Müdürü Görkem Bolaca, CIEC Orta Doğu Genel Müdürü Hüseyin Ocakçı, Bozoklar CEO’su Harun Bozoklar ve YİSAD Yönetim Kurulu Üyesi Tuncay Sergen, sıcak haddelenmiş yassı çelik piyasasındaki son durum, soğuk sac ve kaplamalı malzemelerde yeni kapasiteler ile Çin ve Avrupa’daki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunup beklentilerini paylaştı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Gökhan Demiruz, bu yılın ilk 5 ayında sıcak sac ihracatının düştüğünü, soğuk sac ve galvanizli çelik ihracatında ise sırasıyla %30 ile %80 artış kaydedildiğini ifade etti. Önümüzdeki 5-6 yıl içinde Türkiye’de sıcak sac üretim kapasitesinin 8 milyon mt’a çıkacağını belirten Demiruz, 3-4 yıl içinde Türkiye’nin sıcak sacda ihracatçı konumuna gelmesinin beklendiğini söyledi.

Uğur Dalbeler ise, ek kapasiteler hakkında yeni bir bilgi paylaşarak, Türkiye’de 2023 yılında 8 milyon mt’u görmesi beklenen sıcak sac üretim kapasitesinin 2025 yılında 11 milyon mt’a ulaşacağı yönünde tahminler olduğunu ifade etti. Soğuk sac tarafında ise yine 3 sene içinde 3 milyon mt’a yakın kapasite artışı olacağını belirtti.

Fiyatlara ilişkin beklentilerini paylaşan Dalbeler, fiyatlarda daha fazla yükseliş beklemediğini yatay bir seyir öngördüğünü aktardı. Dalbeler, “Fiyat seviyelerinin bu şekilde olmasının gerekçesi arz talep dengesizliği, geçen sene yaşanan sıkıntıdan ötürü üretim yavaşladı, ancak şimdi yavaş yavaş herkes geri geliyor. Geri gelmeyen birkaç yer var; biri ABD, yeni yatırımları bekliyorlar, orada kapasitenin istenen seviyeye çıkması için 2-3 sene geçmesi gerekecek gibi gözüküyor. Arzda darlık devam edeceği için fiyatlar bu seviyede kalır. AB’de de aynı şekilde arzda sıkıntı var,” yorumunda bulundu. Fiyat seviyesinin yatay seyredeceğine ilişkin tahminine dair bir diğer gerekçesinin ise artık stok yapma ihtiyacının kalmaması olduğunu söyleyen Dalbeler, hem tedarikçinin hem müşterinin şu an rahat durumda olduğunun altını çizerek “Negatif bir şey beklemiyorum, önümüzdeki sene için de olumluyum,” dedi.

Yıldız Demir Çelik’in yatırımlarıyla ilgili bilgi vererek söze başlayan Hakkı Yıldız, tandem soğuk hadde hatlarının 1,2-1,5 milyon mt kapasitesi bulunduğunu, bu yüzden galvaniz ve DKP hatlarında da kapasite artırma mecburiyetleri olduğunu ifade etti. Yıldız Türkiye’nin bu yıl ihracat miktarlarını artırdığını ve Çin’in tutarsızlığı, mesafe olarak uzaklığı ve kalite farklılığı gibi sebeplerden ötürü Türkiye’nin AB pazarında bir tedarikçi olarak öne çıktığını söyledi.

Sektörün ana konularından birinin sıcak sac ithalatı olduğuna dikkat çeken Kerem Çakır ise, son 5 yılda üretimin tüketimin 2 milyon mt gerisinden geldiğini belirtti. İthalatın bir diğer sebebinin ölçek ekonomisi nedeniyle bazı ebatlar ve otomotivde kullanılan dual phase ve çok düşük karbonlu kalitelerin Türkiye’de üretilmesinin tercih edilmemesi olduğunu söyleyen Çakır, ayrıca terminin de ithalatın bir başka önemli sebebi olduğunun altını çizdi. Borçelik Genel Müdürü, “Yerli sıcak sacda termin Ekim ayı, Rusya ve Hindistan Temmuz üretimi satıyor. Zamanında sevkiyat da ayrı bir konu, termini söylediniz ama o terminde verebiliyor musunuz? İthalatta akreditif avantajı var, o malzeme %99 belirtilen zamanda geliyor. 2020’nin son 6 ayındaki sevkiyat performansı %50’nin altındaydı,” şeklinde konuştu.

Sektördeki finansman konusunda yorum yapan Remzi Örnek, “Geçen seneyle aynı boyutta bile iş yapmaya kalksanız finansman ihtiyacı iki katın üzerine çıktı. Türkiye her zaman dünyaya göre daha fazla büyür. Bizim de pandemiden önce hedeflediğimiz büyümeler var, tandem hattı kurduk, alt malzemeyi üretmek için yeni hat yatırımları yapmamız lazım,” derken, şu an tüketicinin kendine iyi davranma dönemine girdiğini ve tüketimde bir düşüş beklemediğini ifade etti.

Çin’in ihracatta uyguladığı vergi iadesini kaldırması hakkında konuşan Hüseyin Ocakçı, sıcak saca yönelik vergi iadesinin kalktığını, soğuk sac ile galvanizli çeliğe yönelik %13 oranındaki vergi iadesinin ise Temmuz ayında kaldırılmasını beklediğini belirtti. Vergi iadesinin kalkmasıyla fiyatların tekrar düşmesinin beklendiğini ancak düşmediği için Çin hükümetinin amacına ulaşamadığını ifade eden Hüseyin Ocakçı, Çin’in stratejisini gerçekleştirmek için sıcak sac ihracat vergisine 1 Temmuz itibarıyla minimum %10 oranında vergi getireceğini tahmin ediyor. Ocakçı, Çin’in ihracat pazarlarında eskisi kadar agresif olmayacağını, yerini, iç talebi Muson yağmurlarından dolayı düşen Hindistan’ın alacağını belirtti.     

Avrupa’da kapasite kullanımdaki son durumla ilgili olarak, Harun Bozoklar, Avrupa’da karantina nedeniyle yüksek fırınların kapatıldığını ve bilinçli bir yüksek fırın kıtlığı yaratılıyor gibi gözüktüğünü ifade etti. Çevreyle alakalı alınan önlemlerden dolayı yeni yüksek fırınların açılmayacağını tahmin ettiğini belirten Bozoklar, durdurulan fırınların, pandemi döneminde hükümetlerin verdiği teşvikler nedeniyle hemen devreye alınmadığını söyledi. Avrupa’daki sıcak sac sıkıntısına değinen Harun Bozoklar, uygulanan kotaların ve antidamping soruşturmalarının sıcak sac tedarikini etkilediğini, Avrupalı üreticilerin ithalat yapmaktan korktuğunu ifade etti. Haziran ayının sonunda sona erecek olan AB çelik sektörü koruma önlemlerinin Temmuz ayının başından itibaren bir yıl uzatılabileceğini ve mevcut tonaja kıyasla vergiye tabi olmayan kotaların da %5 artırılabileceğini söyleyen Bozoklar, 2022 yılında AB’de yassı mamul tüketiminin artacağını, AB otomotiv sektörünün de kotanın kaldırılmasına yönelik talebi olabileceğini belirtti. Öte yandan, Bozoklar, ABD’nin uyguladığı 232. Madde vergilerinin kaldırılması halinde Avrupa’da fiyatların bir anda yükselişe geçeceğini ve önemli bir ihracatçı konumuna geleceğini belirtti.

Çelik fiyatlarıyla ilgili olarak, Tuncay Sergen, fiyatların eskiye göre daha yüksek olduğunu, ancak tüketimi engellemeyeceğini, talebi azaltanın yüksek fiyatlar değil, kötü ekonomik koşullar olduğunu ifade etti. Son zamanlarda kaydedilen fiyat artışının arzın talebi karşılayamamasından kaynaklandığını söyleyen Sergen, bu durumun dengeleneceğini, ancak ürünler çoktan satıldığından bu yılın dördüncü çeyreğine kadar fiyatlarda büyük düşüşler görülmeyeceğini belirtti. Türkiye çelik sektörüyle ilgili olarak ise, Tuncay Sergen, sektörün %85 oranında ithalata bağlı olduğunu, bu nedenle sektöre yönelik büyük yatırımlar yapılmasını doğru bulmadığını ifade etti ve yerli hammadde kullanımı ile katma değeri yüksek ürün üretiminin ülke için önemli olduğunu ekledi.

Çin’in en son beş yıllık planında yüksek fırın üretiminden elektrik ark ocağı üretimine geçerek demir cevheri ithalatını kısıtladığını ifade eden Görkem Bolaca, Çin’in yerel ürün tüketimine döndüğünü söyledi. Bolaca, ihracat vergisi getirilmesi durumunda, ülkenin sıcak sac ihracatı yaptığı Güney Kore, Endonezya ve Vietnam gibi ülkeler göz önüne alındığında, Çin’in sıcak sac segmentinden çıkacağını, yerine Rusya’nın geleceğini ifade etti.

Toplantıda gerçekleştirilen iki ayrı anketin sonuçlarına göre, katılımcıların çoğunluğu hurda fiyatlarının sene sonu itibarıyla 450-500$/mt aralığında, sıcak sac fiyatlarının ise 1.000-1.100$/mt aralığında yer almasını bekliyor.


Son Tarihli İlgili Haberler

Türkiye’de sıcak sac fiyatları halen zayıf

Türkiye’nin sıcak rulo ithalatı Ocak-Temmuz döneminde %44,4 arttı

Türkiye’nin sıcak rulo ihracatı Ocak-Temmuz döneminde %25,8 düştü

İngiltere Rusya ve İran çıkışlı sıcak sacdaki vergilerin bazılarını kaldırdı bazılarını düşürdü

ABD Güney Kore’den ithal sıcak saca yönelik incelemenin nihai sonuçlarını açıkladı