Franc Cardona: “AB’de uzun çelik talebi halen kriz öncesi seviyelerin altında”

Pazartesi, 06 Nisan 2015 11:52:48 (GMT+3)   |   İstanbul

2014 yılın küresel uzun çelik talebindeki büyümeyle ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Küresel uzun çelik tüketimine baktığımızda ilk dikkat çeken şey tüketimin son beş ya da altı yılda süren büyümesinin daha da güçlenmesi ve şimdiden kriz öncesi (2007-2008) seviyelerin %145'ine ulaşmış olmasıdır.

2014 yılında küresel uzun çelik ürünleri tüketimi %2,3 büyüdü. Bu da demek oluyor ki, uzun çelik tüketimi, küresel çelik tüketiminden daha hızlı bir büyüme gösteriyor. Ayrıca, Kuzey Amerika'da görülen iki haneli büyüme rakamları da uzun çelik tüketimindeki artışa büyük katkı sağladı.

2015 yılında Avrupa'da uzun çelik talebini nasıl görüyorsunuz?

Avrupa Birliği'nde uzun çelik ürünlerine olan talebin 2015 yılında orta dereceli bir artış göstermesi, böylece 2007-2008 döneminde başlayan ekonomik krizden sonra görülen toparlanma trendinin de güç kazanması bekleniyor.

Bu beklentiyi destekleyen güçlü göstergeler mevcut: Düşük petrol fiyatları, zayıf avro, Avrupa Merkez Bankası'nın başlattığı Parasal Gevşeme programı ve Avrupa inşaat sektöründe beklenen %1,5 oranındaki büyüme.

Ancak, AB'de uzun çelik ürünlerine olan mevcut talebin halen kriz öncesi seviyelerin oldukça altında yer aldığını da unutmamalıyız. Yani AB'de talep hala düşük seyrediyor diyebiliriz.

Avrupa Birliği'ndeki her üye devletin özellikleri ve performansı değişiklik gösteriyor. Örneğin, güney Avrupa ülkelerinde talep oldukça düşük seyrederken, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde ise ortalamanın üzerinde talep görülecek.

Sizce uzun vadede uzun çelik görünümü nasıl? Uzun çelik görünümünü olumlu ya da olumsuz etkileyen faktörler nelerdir?

Genel olarak, küresel uzun çelik piyasasına ilişkin uzun vadeli görünümün çok güçlü olduğunu söyleyebiliriz.

Birleşmiş Milletler verilerin göre, dünya nüfusunun 2025 yılında 8 milyara yaklaşması, 2050 yılında ise 9 milyarın üzerine çıkması bekleniyor. Bu da küresel kentleşme trendini güçlendirecek. 2050 yılında dünya nüfusunun %66'sının şehirlerde yaşayacağı, böylece şu an şehirlerde 3,9 milyar olan nüfusun 2,5 milyar artacağı öngörülüyor. Bu artışla devasa konut ve altyapı projelerini de beraberinde getirecek.

Global Construction Perspectives raporuna göre, küresel inşaatın 2025 yılında, 2012 yılına kıyasla 6,3 trilyon $'ın (%70'den fazla) üzerinde büyüyerek 15 trilyon $'a ulaşması bekleniyor.

İnşaat demiri, filmaşin, yapısal çelik ve ticari profil gibi başlıca uzun çelik ürünleri bu beklentilerden önemli ölçüde fayda sağlayacak.

2015 yılında AB'den yapılacak uzun çelik ihracatında artış gözlüyor musunuz? Eğer artış gözlüyorsanız çelik talebine ilişkin görüşünüz nedir?

AB'den yapılacak uzun çelik ihracatına yönelik artış hakkında konuşmak için çok erken olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki aylarda ya da yıllarda uluslararası piyasalarda neler olacağı hiç net değil.

Bir taraftan, zayıf avronun Avrupalı ihracatçılara genel anlamda destek sağlayacağı ve küresel uzun çelik talebinin 2015'te artmasının beklendiği şüphe götürmez.

Diğer yandan, 2007-2008 yıllarında başlayan küresel ekonomik krizden bu yana Avrupa dışında kalan ülkelerin çelik sektöründe uygulamaya koyduğu korumacı önlemlerde büyük bir artış gözleniyor. Ayrıca, bazı gelişmekte olan ekonomiler düşük petrol ve hammadde fiyatlarından etkilenebilir. Bütün bunlar ihracat olasılıklarını azaltan etkenler.

Son olarak, Avrupalı çelik üreticileri üretim kapasitelerini kriz sonrası seviyelere göre ayarlarken, Çin gibi belli başlı uluslararası rakiplerinin üretim kapasitelerini artırdıklarını da unutmamak gerekir. Çin'in büyümesindeki yavaşlama devam ederse, özellikle de inşaat sektöründe, Çinli ihracatçıların uluslararası arenada önemli oyuncular haline gelmeleri çok mümkün.

Piyasadaki marj baskısına baktığınızda uzun çelik üreticileri için ne öneriyorsunuz?

Bence elektrik ark ocaklı üreticilerin marjları, hurda ve demir cevheri fiyatları arasındaki farkın azalmasıyla birlikte iyileşecektir. Ayrıca Avrupalı üreticiler gibi bazı üreticiler de marjlarında güçlü dolardan kaynaklı olumlu etkiler görebilir.

Her durumda, Avrupa çelik sektörü üretim kapasitelerini kriz sonrası seviyelere göre ayarladı. Çelik sektöründe bölgesel arz talep dengesini makul bir seviyede tutmak önemli. Bu yüzden Çin'de yetkili mercilerin hem çevresel hem de ekonomik nedenlerle üzerine gitmeyi planladığı kapasite fazlası konusu büyük önem taşıyor.


Benzer Haber ve Analizler

Dr. Veysel Yayan: Türk çelik sektörünün büyümesi “iki ileri bir geri”, ithalat baskısı artıyor

09 Ara | Çelik Haberler

Uğur Dalbeler: Türkiye’de çelik sektörü için koruma önlemi alınmaması telafisi güç sonuçlar doğurabilir

09 Ara | Çelik Haberler

EBRD: Türkiye’nin 2053 yılı net sıfır hedeflerine ulaşması için 70 milyar $’ın üzerinde yatırım yapması gerekiyor

21 Eki | Çelik Haberler

PASSAD: Türkiye’de paslanmaz çelik üretimi artırılmalı, ithalata antidamping vergisi getirilmeli

16 Eki | Çelik Haberler

PS İskenderun: Üreticiler faiz yükü ve zayıf talep karşısında ayakta kalmaya çalışıyor

08 Eki | Çelik Haberler

PASİD: Türkiye’deki düşük karbonlu çelik üretimi AB’ye ihracatta rekabet avantajı sağlıyor

10 Tem | Çelik Haberler

İzmir PS: Küresel kapasite fazlası ve yeşil dönüşüm yeni stratejiler gerektiriyor

23 May | Çelik Haberler

Eurometal & YİSAD Konferansı: Çelik servis merkezlerinin rekabet yarışında geri kalmamak için yatırımlara ihtiyacı var

09 Nis | Çelik Haberler

Veysel Yayan: Mevcut konjonktürde bu kadar ithalat yapılması makul ve mantıklı değil

08 Nis | Çelik Haberler

Paolo Sangoi: SKDM ve kota gibi tedbirler Avrupa çelik sektörüne zarar veriyor

03 Ara | Çelik Haberler





iLab Ventures
Kariyer.net  -  Sigortam.net  -  Arabam.com  -  Cimri  -  Emlakjet  -  Endeksa  -  HangiKredi  -  Neredekal.com  -  Chemorbis