SteelOrbis

 
Çelik Sektörü Yazıları

Demir çelik piyasalarında bahar çılgınlığının sonu nereye varacak?

Şubat ayının ortalarında demir çelik piyasalarında hafif bir şekilde başlayan fiyat artışları mart ayında hızlanırken nisan ayında alıcıların da satıcıların da şaşırdığı bir yapıya büründü. Mart ayının başında Çin Halk Meclisi adı verilen toplantılarda alınan bir dizi karar sonucu Çin Hükümeti demir çelik sektöründe talebi arttırıp arzı düşürecek önlemler alacağını ve önümüzdeki beş yıl içerisinde Çin’de sıvı çelik üretimini 100-150 milyon ton azaltacağını belirtirken, Hebei eyaletinin Tangshan kentinde 29 Nisan-16 Ekim tarihlerinde yapılacak olan bahçecilik fuarı boyunca hava kirliliğini azaltmak adına üretim kesintileri olacağı haberleri piyasalarda roket etkisi yarattı. Artışlar tabiri caiz ise çığırından çıkarken demir çelik sektörünün hemen hemen her oyuncusu farklı bir görüş bildiriyor.

Piyasada iki ana görüş hakim diyebiliriz. Bu görüşlerden birincisi artık fiyatların dipten döndüğü ve çok ciddi bir düşüşe meydan vermeyecek kadar güçlendiği yönünde olurken, diğer görüş ise Çin’in hızlı bir şekilde ve agresif bir fiyat politikası ile ihracat piyasalarında tekrar aktif hale gelmesi sonucu fiyatların tekrar çakılacağı yönünde oldu.

İki görüşün de haklı temellere dayandığı ise su götürmez bir gerçek. Öncelikle olumlu senaryodan başlayacak olursak demir çelik piyasalarında son yıllarda gördüğümüz fiyat seviyelerinin oldukça sağlıksız olduğu bir gerçektir. Aksi takdirde sektörde bu kadar çok mali sıkıntı ile boğuşan firma olmazdı. Çin’in düşük fiyat politikası ile oluşturduğu acımasız rekabet ortamı sadece Türkiye’de değil Çin de dahil olmak üzere dünyanın tüm bölgelerinde demir çelik sektörünün ciddi yaralar almasına neden oldu. Çin demir çelik sektöründe yaşanan finansal kayıplar çok ciddi bir boyuta ulaşırken hükümetin devlet desteği politikasının da en azından ihracat kanadında yolun sonuna gelmesine yol açtı. Ayrıca dünyanın hemen hemen her bölgesi Çin çıkışlı demir çelik ürünlerine karşı antidamping davaları açtı ve bu davalar hala açılmaya devam ediyor. Bütün bu gelişmeleri göz önünde bulundurduğumuzda, fiyatlarda hızlı bir çakılma yerine fiyat seviyelerinin mevcut konumuna oturmasını beklemek hatalı bir görüş gibi durmuyor. Bu görüşün taraftarlarının genel beklentisi ise fiyatların hafifçe aşağı ve yukarı yönlü salınarak mevcut seviyelerin korunacağı şeklinde.

Felaket senaryosuna baktığımızda yukarıda gördüğümüz kadar mantıklı sebeplerin bu görüş için de var olduğunu görüyoruz. Öncelikle bu fiyat artışlarında cevherden üretim yapan Çin’in ciddi bir karlılık elde ettiğini söylemek hiç yanlış değil. Ayrıca bahçecilik fuarı boyunca Çin’de gözlenecek üretim kısıntısı 5,56 milyon ton olmasına rağmen Çinli alıcılar yaklaşık iki aydır stoklama yapıyorlar. Çin’de stoklamadan kaynaklı bu talep artışı zombi olarak tabir edilen eski teknolojileri nedeniyle üretimlerini durduran üreticilerin bile tekrar üretime başlamasına neden oldu. Yani global piyasalardan çekilerek global pazarlardaki arz fazlası problemini askıya alan Çin kendi iç pazarını malzemeye boğuyor. Geçtiğimiz yıl 822 milyon ton üreten bir ülkenin 5,56 milyon tonluk kesinti için yaptığı stoklama miktarı pek hesaplayarak yapılmış gibi durmuyor. Tabii devreye giren projeler de mevcut ancak bu projeler yeni devreye alındığı için proje başında bu kadar hızlı gitmek ne kadar doğru o da ayrı bir konu. Hal böyle olunca Çin’de ciddi bir stok fazlasının oluşmaya başladığı ve fiyat artışlarından elde edilen karın rahatlığı ile Çinlilerin global piyasalara agresif fiyat politikaları ile birlikte geri döneceği korkusu güçleniyor. Her ne kadar devlet ihracata verdiği teşviki kaldıracak olsa da burada bahsettiğimiz ülke Çin. Sıcak ruloya karşı antidamping açılınca boron ilave eden, borona da dava açılınca krom ekleyen Çin. Kütük ihracatına vergi olduğu için kare profil ihraç eden Çin!  Yani ihracata devlet teşvikinin kaldırılıyor olması Çinli ihracatçıları ne kadar durduracak tam bir merak konusu. Bütün bu gelişme ve görüşlerin ışında olumsuz senaryo için beklentisi ise fiyatların hızla ilk çıktığı seviyelere ve hatta daha altına çakılacağı yönünde.

Sizler için her iki kuvvetli görüşü detaylı bir biçimde incelemeye çalıştık. Her iki görüşün de oldukça sağlam temelleri var ama kesin olan şu: Demir çelikte bahar çılgınlığı Çin ile başladığı gibi orada yaşanacak gelişmelere göre olumlu ya da olumsuz bir yöne gidecek, gibi gözüküyor.


2 comments on “Demir çelik piyasalarında bahar çılgınlığının sonu nereye varacak?
  1. Aykan Timurlenk on said:

    Çin üzerindeki uluslar arası baskı ihmal edilmemelidir.Yakında zamanda Alman ekonomi bakanının söylediği bir cümle çok şey ifade eder.

    Alman ekonomi bakanı gabriel: Hiç kimse çin ile bir ticaret savaşı istemiyor, ancak bunun yüzünden çelik anlaşmazlığında geri adım atmayacağız.

    Almanya ekonomi bakanı gabriel, çin’in çelik ticareti uygulamalarını çözmek için agresif yaklaşım çağrısı yaptı.

    Alman ekonomi bakanı gabriel: çin, piyasa ekonomisi kurallarına uymadığı takdirde ab çin’e piyasa ekonomisi statüsü veremez.

    Bence kılıçlar kın dan çıktı.Stoklarını şişiren çin bunu kendi içindemi eritecek yoksa ihraç pazarlarınamı salacak göreceğiz.Uluslar arası bir ticaret savaşlarını göze alacağını hiç sanmıyorum.Belkide toparlanan ekonomisi için şimdilerden ucuza bulduğu hammaddeyle,ileride kullanıp hem fiyatların aşırı şişmesini engellemek hemde demir çelik sektörüne nefes aldırmak içinde yapmış olabilir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Skip to toolbar